Güneşi kucaklayıp yağmura avuç açmak yaşadığımız her güne şükretmek gerek.
Evet iki buçuk saat... Ben Belgrad'a daha önce hep Sarıyer tarafından gittim. Bu sefer Avrupa yakasından yola çıktığımız için navigasyon bizi Eyüp üzerinden saçma sapan yollardan götürdü. Gittiğimiz yolda Belgrad'a varmadan bazı belediyelerin piknik alanları vardı. Eğer sevgilinizin gerçek yüzünü görmek istiyorsanız onu bu yoldan götürmenizi tavsiye ederim çünkü benimkinin içinde çizgili pijama ve beyaz aklet giyen doblo kullanan büyük enişte varmış. Beş yıl sonra kendimi doblonun kasasına doluşmuş sülailece pikniğe giderken görüyorum. Kariyer planım da mangal yellemek. Şaka bir yana sıkışık orman yoluna sağlı sollu park etmiş arabalar arasında adım adım ilerlemek bizi biraz yordu.
Belgrad'a vardığımızda temiz hava oh mis falan olacağız sanıyordum ancak orada da mangal yakılıyormuş. Temiz havayı alabilmek için ormanın derinliklerine gitmeniz gerekiyor. Bu yüzden bence haftasonu değil de haftaiçi giderseniz daha fazla keyif alabilirsiniz. Gitmeden eğer siz de yanınıza piknik sepeti hazırlarsanız daha fazla vakit geçirebilirsiniz hem bahara en çok yakışan etkinlik hem de laf aramızda bence çok da romantik =) 6km temiz havada yürümek de bol kalori yaktırıyormuş benden söylemesi.
Dönüşte bizim gibi diğer piknikçilerin de döneceğini düşündüğümüz için Sarıyer üzerinden sahilden geze geze döndük.
Bizim pazar günümüz böyle geçti. Siz bu ara haftasonları neler yapıyorsunuz? Belgrad severler burada mı? Gezip gördüklerinizi ve sen de denemelisin dediklerinizi benimle paylaştığınızda çok mutlu oluyorum hep paylaşın olur mu =)











