/* START ADD READ CONT*/ /* END ADD READ CONT */
Yeri Gelmişken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeri Gelmişken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2016 Pazartesi

Silivrikapı Buz Pisti


   Herkese yeniden merhaba,
   21 yaşında ve hala neye yeteneği olduğunu bulamayan biri olarak geçtiğimiz ay bana en uygun sporun buz pateni olduğuna karar verdim. Belki keşfedilmeyi bekleyen bir yeteneğim vardır dedim ama yokmuş. Şaka bir yana Kazlıçeşme marmaray durağına gidip gelirken sürekli önünden geçiyorduk Silivrikapı Buz Pisti'nin hazır mevsim de uygunken bir denesek mi dedik. İlk olarak serbest seansta ortamı görmek istedik. Serbest seansta ilk on dakika hoca yanınıza gelerek nasıl durmanız gerektiğini ve adımları nasıl atmanız gerektiğini gösterip sizi kocaman pistte yalnız bırakıyor ben 40 dakika boyunca kenarlara tutuna tutuna sadece pisti turladım =)



   Seans çıkışı acaba özel ders mi alsak diye danışmaya sorduk. Danışmadan bizi grup dersine yönlendirdiler. Haftada iki gün olan grup dersleri normalde 10 15 kişi oluyormuş ancak bizim seçtiğimiz seans sabah 9 olduğu için 10 kişiyi neredeyse hiç görmedik. Başladığımız grup bizden çok çok ilerideydi bu yüzden hocalarımız pistin diğer yarısında bizim için ayrı parkurlar oluşturdu. Bir seansta içeride iki hoca oluyor yani grup dersi de bizim için özel ders gibi oldu. 3. dersin sonunda baya baya kayıyordum aslında =) Ama malesef derslere çok düzenli gidmiyorum bunun sebebi de ders saatimizin erken olması. Üyeliğimiz iki aylık olarak yapıldı ve sona erdiğinde daha geç bir saatte yer bulabilirsek kayıt yaptırmayı düşünüyoruz.



   Üyelik için Spor A.Ş.'nin sitesinden online kayıt yaptırmanız ve spor yapmasına sakınca yoktur diye doktor raporu almanız raporu aile hekiminizden de alabilirsiniz. Fiyatları da çok uygun.



   Her yaşta bu sporu yapabilirsiniz ama buzun üzerinde minicik minicik ayakları görünce insan keşke daha önce başlasaydım diyor. Edirne'de buz pisti yoktu leğenle kayardık biz =) Hazır okullar da tatile girecekken çocuklar evde enerjisini nasıl atacak, nasıl daha kaliteli vakit geçiririz diye düşünen varsa bence buz patenine başlatmak harika fikir. Tabi ki çocuklar için değil yeteneğiniz belki de buzda danstır daha keşfedememişsinizdir. Bir Central Park değil ama İstanbul için de şartları iyi sayılır. Umarım ben de penguen adımlarımdan kuğu gibi süzülme evresine geçebilirim. 



Devamını oku »

30 Ocak 2015 Cuma

ÇİFTE KUMRULARA SEVGİLİLER GÜNÜ FİKRİ: 2

   Bütün özel günler öze kutlanmalı bence. Yeni yıl, sevgililer günü, Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan hatta Kurban Bayramı. Gereği neyse yapılmalı tabi hayatınızın aşkı minik bir öküz değilse. Öyleyse de gidin sarılın bari öküz falan ama o sizin öküzünüz =)

   Öncelikle geçen sene fikrimi merak ediyorsanız buraya tıklayınız. Geçen yıl yurt odasında şişman kızlara bile güller geliyor diye sinir krizleri geçirirken bu yıl nelere olacak bakalım. Bu yıl fikirlerim ise şöyle:



   Bu aslında minnak kardeşimin fikri kendisinin ilk sevgililer günü de kız arkadaşı ve kendisine ''King'' ve ''Queen'' yazılı bereler düşünüyor. Bunları yanında da kral tacı ve kraliçe tacı yüzüklerle vermeyi planlıyor. Ahh gençler kanları kaynıyor tabi =)

   Diğer fikrim yanından asla ayırmayacağı bir şey isteyenler için: Telefon kabı! Hepimiz telefonuna bağımlı değil miyiz zaten yanımızdan hiç ayırmıyoruz. İkiniz için sizin fotoğraflarınızın kolajını kaplara bastırabilirsiniz. Hatta fotoğraflar yan yana geldiğinde birbirini tamamlasaa... Düşünsenize harika olmaz mı?



   Son olarak da kendinizi çizdirin. Bunun için instagramda çeşitli hesaplar var ama elinizi çok çabuk tutmanız lazım çünkü biraz uzun bir süreç. Bunun için @gdnzylmz 'ı şiddetle öneriyorum. Çizimleri harika ayrıca çok ilgili süreç boyunca sürekli iletişim halinde oluyorsunuz hiç aklınız kalmıyor. Alternatif olarak ise @burcubaraner 'in çizimlerine bakabilirsiniz. Çizimlerinizi yastık, telefon kabı, tshrt ya da kupaya da bastırabilirsiniz ayrıca.

   Peki bu özel günü nasıl kutlayalım?

   Ona özel olduğunu hissettirerek kutlayın! Bu kadar aslında daha önce hiç yapmadığınız bir şey yapın mesela. Hatta daha önce kimseyle yapmadığınız bir şey yapın. At binin mesela, yastık savaşı yapın, reçel yapın önemli olan birlikte olmaksa...



   Of tamam dünyanın en tatlı kızı olduğumun farkındayım. Ama illa etkinlik gibi etkinlik istiyorsanız !f İstanbul var sevgililer günü haftası ön satışlar yarın başlıyor tükenmeden alınız =) Hatta eliniz değmişken bana da alınız.
Devamını oku »

17 Haziran 2014 Salı

Plajlar ve Plaj Kitapları Listesi

   Merhaba bu hafta sonu yine ufacık bir kaçamak yapıp Şile'ye gittim. Böylelikle plaj ve deniz sezonunu resmen açmış oldum. Hafta içi malesef çalıştığım için hafta sonu denize gitmek içi İstanbul'u ve yakın yerleri tercih etmek zorundayım. Benimle aynı durumda olanlar için bir plaj listesi ve plajda keyifli vakit geçirmeniz için de bir plaj kitapları listesi hazırladım. Umarım seversiniz yorumlarınızı bekliyorum. =)

   İstanbul'a Yakın Plajlar Listesi

 1.Şile Plajları: Haftasonu Şile'de olduğum için listeye böyle başladım. Biz Şile'de Fusa'yı tercih ettik denizi fena değildi ancak biraz dalgalı. Şemsiye, şezlong oradan temin edebileceğiniz gibi yanınızda da götürebilirsiniz. Ayrıca daha hareketli bir yer isteyenler için Aquabeach clubı öneririm. Sadece instagramda gördüm ama orada hayat baya var gibi.


(Fusa Beach)

 2.Kilyos Plajları: Kilyos ve plaj deyince aklıma ilk olarak Solar Beach geliyor nedense bir zamanlar gereğinden fazla popüler olduğundandır belki ama benim tavsiyem Suma Beach olacak. Yeni açılmasına rağmen sabahtan ertesi güne kadar vakit geçirebileceğiniz harika bir yer olmuş. Gündüz deniz, kum, güneş; akşam dans, müzik, parti tam biz gençlere göre. Yaş ortalamasını biraz daha arttırıp sessiz, sakin, aile plajı ararsanız da Demirciköy Uzunya'yı tavsiye ediyorum. Malesef geçen yıl plajı açık değildi ama sık sık gittiğim bu yer insanı dinlendirmek için yaratılmış. Restorantındaki balıklar on numara, doğası şahane, karavanlar insanda uzaklara gitme isteği yaratıyor. 


(Suma Beach)

 3.Tekirdağ Plajları: Tekirdağ plajları da İstanbul'da oturanlar içinde sık sık tercih ediliyor benim içlerinde en sevdiğim ise Kumbağa plajı denizi en temiz olan burası fakat hafta sonları özellikle çevre illerden gelenlerle aşırı kalabalık oluyor. Size asıl saklı cennetimden bahsedeyim Saray-Kıyıköy burası önceden çok az bilinmekle birlikte şimdilerde İstanbullu'ların gözdesi bir yanınız orman, bir yanınız göl, bir yanınız deniz daha ne olsun. 


(Kıyıköy)

 4.Saros Plajları: Bir Edireli olarak çocukluğumun geçtiği bu plajların hepsi benim için ayrı ayrı güzel. Herkes tanıdık, herkes arkadaş, herkes canayakın burda ilk kez gittiğinizde bile bunu hissedeceksiziniz. Saros körfezi kendi kendini temizleme özelliğini taşıdığı için denizi iyi. Plajları öyle pek şemsiyeli şezlonglu kopkop mekanlar değil. Açarsın algida şemsiyeni yere serersin hasırını, havlunu bu şekil. Yine şemsiye şezlong ararsan bulursun tabi. Benim aralarında en sevdiğim ise Trakya'nın Bodrum'u Erikli'dir =) Güneyli de Saros körfezinde bulunan sakin bir yer ancak onu Gelibolu Plajı olarak mı alsam bilemedim, giderseniz siz karar verin.


(Erikli)

 5.Adalar Plajları: Adaların pek çoğunda denize girilebiliyor. Bunlar arasında Burgazada plajlarından şiddetle uzak durun diyorum çünkü tamamen rezillik ancak Büyükada Yörük Ali plajına arkadaşların gitti ve memnun kaldıklarını dile getirdiler. Yine arkadaşlarımın yalancısı olduğum başka ada plajı da Heybeliada'daki Green Beach Club gidip görenler olumlu olumsuz görüşlerini paylaşıp bizi bilgilendirirse sevinirim.


(Yörük Ali)

   Plajda Okunacak Kitaplar

 Plaja gidip güneşlenirken boş boş duracak halimiz yok tabi kitap okuyalım o zaman ben size kendi listemi yazıyorum. Sizin de önerileriniz varsa lütfen benimle paylaşın.
 1. Menekşe kokulu hikayeler: Bu kitabı almadıysanız almasanız da olur ancak eğer ki aldıysanız tam da plajda okumalık Ben beğenmedim. Uzun zamandır bitiremiyordum hafta sonu plajda bitti o yüzden bu listede.



 2.Papatya kokulu hikayeler: Diğeri ile koku ve görüntüsüne kanarak almıştım. Diğerinden nispeten daha iyi gidiyor ancak bu iki kitap benim için hayal kırıklığı oldu malesef.



 3.Yalnız Seni Arıyorum: Orhan Veli ve Nahit Hanım'ın aşkının anlatıldığı mektuplar bende baya merak uyandırıyor.



 4.Kocan Kadar Konuş: Çok yorum aldı, çok sattı, beğenildi, beğenilmedi ancak bende ''plajlık kitap'' izlenimi uyandırdı. Okuyup göreceğim.

  5.Küçük Prens: Biliyorum bu bir çocuk kitabı ancak çocukken nasıl olduysa bu kitabı atlamışım. Çocukken gerçekten çok kitap okurdum ailemin değil daha çok öğretmenlerimin önerdiği kitaplardı bunlar üniversiteye kadar her zaman en sevdiğim öğretmenlerim Türkçe, Edebiyat, Türk Dili öğretmenleri oldu. Annem babam pek kitap okumazdı annem şimdilerde benim önerilerimle kendi kitap zevkini oluşturdu ve bir kitap kurdu oldu, babam ise okuma kitaplarına verilen parayı her zaman boş olarak gördü sanırım hala öyle düşünüyor. Eğitimimiz için evet ne gerekiyorsa yapardı yabancı dil kitaplarım yurt dışından getirilir, matematik fen gibi derslerden bol bol test kitabı alır özel hocalar tutardı ancak merak ettiğim romanlar, öyküler için ya para biriktirmem ya da kütüphaneye gitmem gerekti. Taşındığımız her yerde ilk olarak kütüphanenin yerini öğrendim. Sayesinde kütüphanede kitap okumanın keyfini, kurallara uymayı ve bazı sorumluluklar edinmeyi öğrendim zamanında teslim etme, zarar gelmesin diye şeffaf poşetlerde taşıma gibi babam yine farkında olmadan iyi bir şey yaptı. Bu kütüphanelerde hiç Küçük Prensle karşılaşmamam çok ilginç. Geç kalmış olsam da Küçük Prens plaj kitaplarım arasındaki yerini aldı.

   Listem şimdilik bu kadar listeme yön vermek için sizlerin de önerilerini bekliyorum herkes tatil kitaplarını paylaşırsa uzuuun bir listemiz olacaktır.
   Ayrıca İstanbul Plajları hakkında detaylı bilgi için bu siteye bakabilirsiniz.
   İyi tatiller, Keyifli okumalar...
Devamını oku »

9 Şubat 2014 Pazar

ÇİFTE KUMRULARA SEVGİLİLER GÜNÜ FİKRİ

   Sevgililer gününe yalnız girecek biri olarak ne kadar uygularsınız söylediklerimi bilemiyorum. Siz benim söylediğimi yapın, yaptığımı yapmayın. 
   Sevgililer günü denince akla ilk gelen şey hediye. Bence sevgililer gününde şu klişelerden uzak durun: kıyafet, ayakkabı, çanta, cüzdan, saat, gözlük, oyuncak ayı (oyuncak ayıyla birlikte ona özel hazırlattığınız bir mücevher falan vermiyorsanız en kötü seçim bence 20 yaşına gelmiş insana oyuncak ayı mı alınır!) Ee bayan çok bilmiş ne alalım dediğinizi duyar gibiyim. Peki ne alalım?


  • model araba, uzaktan kumandalı uçak ya da model bisiklet (20yaşında kıza oyuncak ayı alınmaz ama bisiklet aşığıysa bisiklet alınır. Erkekler her zaman çocuk kaldığı için onlara model araba en iyi seçenek. Hatta Kadıköy'de Modalika diye bir yer var plakayı size özel yapıyor. Değişik hediyeler için uğrayabilirsiniz.) 
  • hediyenin alınmasından çok yapılması taraftarı biri olduğum için şıpsevdi sakızlarındaki sözleri kendi fotoğraflarınıza uyarlayıp bir albüm oluşturabilirsiniz. 
  • hediye el yapımı olduğu kadar özel de olmalı henüz daha klişeleşmemişken kişiye özel cupcake, kurabiye ya da çikolatalara da bakabilirsiniz. 

   Peki bu özel günü nasıl kutlayalım?
   Açıkçası gece dışarı çıkma taraftarı değilim. Ama o gün uzun zamandır istediğim bir şeyleri yapsak çok mutlu olurdum.
  • Sinema: 14 Şubat'ta Bi Küçük Eylül Meselesi vizyona giriyor. Farah Zeynep Abdullah ve Engin Akyürek'in başrollerini paylaştığı film benim için sırf Bozcaada'da çekildiği için bile izlemeye değer.




  • Dialog in the dark: Bu ara en çok merak ettiğim ancak bir türlü gidemediğim Gayrettepe Metro istasyonu sergi alanındaki bu etkinliğe sevgilinizle gidebilirsiniz. Bir bakın bakalım hayatınız tamamen kapkara olsa da onu yine sever misiniz?

  • Yemek kursu: Ona pasta, çikolata ya da dünya mutfaklarından birinin kursunu hediye etmek bence hoş bir fikir. Birlikte eğlenceli ve romantik dakikalar geçirebilirsiniz akşam da beraber öğrendiklerinizi uygular kendi romantik yemeğinizi hazırlarsınız. Beyler üzgünüm ama ''Canım bize gel yemek yaparım'' dediğinizde bahanenizi de yaptığınız makarnayı ve tavuk soteyi de yemiyoruz. Bunu değerlendirmenizde fayda var.

  • Konser: İlla akşam çıkalım eve tıkılı olmayalım derseniz de konsere gidin. 14 Şubat'ta Garaj İstanbul'da Birsen Tezer ve Bülent Ortaçgil, 14-15 Şubat'ta da Bostancı Gösteri merkezinde Sezen Aksu konseri var.
    İşte benim hayallerim böyle umarım herkes hayal ettiğinden de güzel bir sevgililer günü geçirir.
Devamını oku »

25 Kasım 2013 Pazartesi

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü

Bugün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü.Kadınlar dünyanın her yerinde ulusal, sınıfsal, cinsel sömürüye maruz kalıyorlar. Sermaye gibi şiddetin de dini, vatanı, mezhebi olmuyor. Türkiyede öldürülen kadın sayısı 2012'de 165 iken 2013'ün ilk on ayında bu sayı 168'e çıktı. Evli kadın nufusunun %39'u fiziksel şiddete %15'i cinsel şiddete %44'ü duygusal istismara maruz kalmakta. Namus denince akla kadının geldiği ülkemde kadına şiddete hayır diyenin sadece kadınlar olmaması gerektiğini ve kızlı erkekli bunun bilincinde olunması gerektiğini düşünüyorum. Bir günlüğüne kadın olduğunuzu düşünün. Hatta size şöyle yardımcı olayım.

 Biraz daha netleşti mi şimdi kafanızda her şey?
 Unutmayın bizler bedenimizle değil aklımızla varız!

Devamını oku »

24 Kasım 2013 Pazar

Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri

Üniversiteye girmemin üzerinden 3 dönem geçti ve bu dönem üniversite hayatımın en yüksek notlarını aldım. Sanırım nedeni bana ''bu senin hayatın ne olmak istediğine kendin karar ver. Sıradan, gelişigüzel biri mi olacaksın yoksa insanların Manolya Hanım dediği önünde düğme iliklediği biri mi olacaksın'' demesiydi. Ben de kendimden çok onun için çalıştım o çok çalışırken ben oturamazdım ya. Ama bütün dünyaya da duyursanız başarınızı sevdiğiniz gözünüzün içine bakıp ''Seninle gurur duyuyorum'' deyip ayaklarınızı yerden kesmediğinde pek de umrunuzda olmuyor açıkçası.Yine de belki benim gibi bu bölümü okumak isteyenler olur bunun için biraz bölümümden bahsetmek istedim. Bölümüm Çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri. Mezun olunca çalışma ekonomisti olarak adlandıralacağız. Yaptığımız iş işçi ve işveren arasındaki ilişkileri düzenlemek. Çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri bölümü, soyal politika, sosyoloji, psikoloji,
çalışma ekonomisi ve iş ve sosyal güvenlik hukuku gibi sosyal bilimlerin bir çok dalını içine alan disiplinler arası bir alan.Bölüm çalışma yaşamını az önce saydığım sosyal bilimlerin çeşitli disiplinleri ışığında incelemekte ve bu doğrultuda eğitim ve öğretim sunmakta.

Bu bölüm kimler için?:

Üst düzeyde genel yeteneğe ve sözel akıl yürütme gücüne sahipseniz,sosyal bilimlere ilgili ve bu alanda başarılıysanız, başkalarını sözel olarak etkileyebilen, insan ilişkileri ile uğraşmaktan hoşlanan biriyseniz bu bölüm size göre. Bölümde matematiksel bir şey yok mu? Olmaz mı baş belası matematik. Birinci sınıfta iki dönem matematik1 ve matematik2 alacaksınız. Matematik1 denilince akla YGS matematiği gelse de içeriği eşitsizlik ve türev. Ama siz bu bölümü seçecek kadar puan yaptıysanız bu kadar matematik biliyorsunuzdur.
Lisede dört yıl matematikten özel ders almış ve LYS'den sadece 9 net yapmış olan ben bile yaptım ya siz hayli hayli yaparsınız.Daha sonraki sınıflarda sayısal dersler genelde seçmeli. uzmanlaşmak istediğiniz alanı seçtikten sonra zaten seçmeli derslerinizi ona göre belirleyeceksinizdir.Ben öyle yaptım ve pişman değilim uzmanlaşmak istediğiniz alan sizin ilgi alanınızdır. Bir dersi ilgi ile dinlemenin yanında bir de bunun sizin işinize yarayacağını bilerek dinlemek gerçekten çok etkili oluyor. Biz bunu nerede kullanacağız ki günlük hayatta
diye sorgulamıyorsunuz, çünkü biliyorsunuz.

Peki mezun olunca ne olacağız?:

Kimseye şu olacağım diyemesem de bölümün çalışma alanı geniştir. Kamu kuruluşlarında: Devlet Planlama teşkilatı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlığının yurt içi ve yurt dışı ünitelerinde, Türkiye İş Kurumunda, Sosyal Güvenlik Kurumunda,Uzman ve Ateşe olarak, diğer bakanlıkların sosyal ilişkiler bölümlerinde yöneticilik ve danışmanlık hizmetlerinde çalışabiliriz. Ayrıca kamu yönetimi, iktisat ve işletme mezunlarının çalışabilecekleri diğer dallarda da iş bulma olanaklarına sahibiz. Yani ben çalışacağım derseniz işsiz 
kalmıyorsunuz.

Peki mezun olunca ben ne olacağım? Bu sorunun cevabını şu anda vermek benim için çok zor. Tabi ki hayallerim var. Son bir ay içinde şunu gördüm. Başarmak için ağlamak yerine ümit etmek, şikayet etmek yerine çaba sarf etmek ve vazgeçmek yerine mücadele etmek gerekiyor. Şu sıralar hayat felsefem bu ve adım adım hayallerime yaklaşıyorum. Biliyorum her şey hayal ettiğimden güzel olacak.

Hoşçakalın.
Devamını oku »