/* START ADD READ CONT*/ /* END ADD READ CONT */

29 Nisan 2014 Salı

Yeni Keşfettim Çok Sevdim 3: WUNDERBAR

   Bugün yeni bir yer keşfettim. Ay çok mutluyum gerçekten hayallerimin mekanını buldum tek sıkıntısı biraz fazla küçük olması. Wunderbar, Kadıköy'de Moda Caddesi üzerinde Moda dediysem çok gitmeyin o tarafa Zeplin'i herkes bilir karşısındaki Migrosu da onun yanında eskiden bankamatik olan bir yere açılmış çok güzel bir mekan. Adı gibi şahane. Sahibinden duyduğuma göre önündeki alanı da yakın zamanda belediyeden alacaklarmış o zaman sanırım tadından yenmeyecek bir mekan olacak.


    Burcu ile kahve içmek için seçtik burayı. Kahve içmek için doğru yeri seçtiğimizi de Julius Meinl kahvelerini kullandıklarını gördüğümde anladım. Kahvenin yanında cookie yedim bu ara cookieye takmış durumdayım çünkü. Double chocolate yedim beyaz ve bitter çikolata aynı anda müthişti. Bir kahve içer kalkarız sanıyorduk ancak başka müşteriler için hazırladıkları karışımları minik shot bardaklarında bize de ikram etmelerini çok tatlı bulduğumuz için kalkmadık. Üstelik ikramları bitmedi biz sohbet ederken bir anda bir kutu macaron almaz mısınız diye bize uzatılmıştı. Kendimi arkadaşıma misafirliğe itmişim gibi hissettim. Aslında bunların hepsi bu mekanı sevmem için yeterliydi ancak ben en çok masalarda doğal çiçek hatta papatya olmasını ve meyveleri kendilerinin sıkmalarını sevdim. Meyveler taze sıkılıyorsa Frozen içmezsem kendime haksızlık etmiş olurum diye düşündüm. Her şey mi ince düşünülür yaa. Servis ve samimiyetten bahsetmeme gerek olmadığını düşünüyorum çünkü bu minik ama aslında çok önemli detayları düşünen bir yerin samimi olamayacağını aklınızdan geçirmemişsinizdir herhalde.



   Arkdaşlarımın önerisi üzerine artık blogumda yazılarımın altında o gün ne giydiğimi de paylaşacağımı söylemiştim. Bu günün kombini de buydu. Umarım siz de Wunderbar'a gidersiniz ve giderseniz eminim benim kadar çok seversiniz. 


Ceket Batik-Çanta Mango-Ayakkabı Hediye- Jean ve Tshirt Terkos Pasajı
Devamını oku »

27 Nisan 2014 Pazar

Gizem'in Saksısı: Şımarık Saksı Etkinliği

   Severek takip ettiğim ve çok yakında konuk yazar olarak yazımın yayınlanacağı Gizem'in Saksısı blognun sahibi Gizem çok tatlı bir etkinlik düzenlemiş, belki aranızda takip etmeyenler vardır diye ben de buradan duyurmak istedim. Etkinliğe katılmak isterseniz tık tık yeterli olacaktır.




Merhaba :)
Blog alemine girdiğimden beri en zevk aldıgım etkinliklerin başında gelir kutu hediyeleşmeleri. Biliyorum ki benim gibi bir çok kişi de bayılıyor hediyeleşmeye .. Olsa da katılsak dediğimiz bu günlerde ne zamandır aklımda olan kutulaşma etkinliğini başlatıyorum :)

Neden Şımarık Saksı??

Birbirimize güzel güzel hediyeler alalım, şımartalım, şımartılalım istiyorum :) Arada beni de hatırlayın diye hediyelerimizi saksılarda gönderelim, bu arada da kozmetik severler olarak saksıları kullanalım diyorum :)
Bunları birleştirip etkinliğimizin adını " Şımarık Saksı " koydum :)

Saksı Şart mı??

İnanın, bunu çok düşündüm :) Bence şart olsun :) ama eğer istemeyeniniz çıkarsa, bana söylesin, baska istemeyen olursa, direk sizi eşleştiririm. Umarım kimse için sorun olmaz :)

Nasıl Saksı??

Nasıl olacağına siz karar verin :) İsterseniz gidip İkeadan alın, ister gidin pazardan alın, ister renkli seçin saksıyı, ister beyaz alıp siz süsleyin :) ne kadar bütçeniz varsa, zamanınız nasıl uygunsa, siz belirleyin.. Yeter ki karşınızdaki insanı kendiniz gibi düşünün :) Empati..
Hediyeleri göndermek için saksı yeterliyse hediye paketine koyar göndeririz, yok saksı doldu taşıyor mu, kutuya koyup göndeririz :)

Ne kadar harcayalım??

Şımarık Saksının tutarını 29.90 lira olarak belirledim :)

Saksımızla Neler Gönderelim??

Kozmetik ürünleri göndereceğiz kutumuzda hanımlar, yani 29.90 liranın her kuruşunu kozmetik için harcayacağız :) Makyaj malzemeleri, cilt bakım ürünleri ve ojeler.. Ürünleri herkesin bildiği, güvendiği markalardan seçmeye, ürünlerin tarihinin geçmemiş ve kullanılmamış olmasına dikkat edelim ki kimseler üzülmesin etkinliğimizde :) En az 2-3 tam boy kozmetik ürün görmek isteriz saksılarımızda, deneme boy ya da mini ürünler olmazsa olmazlarımız:)

Hediyeleri seçmeden önce mutlaka eşimizle iletişime geçelim, alerjisi var mı, en sevdiği renk nedir, cilt tipi ve rengi ne, kullanmadığı bir ürün var mı, sevmediği bir marka var mı gibi şeyleri kesin öğrenelim.. Bu gibi etkinliklerin amacı zaten tanışmak,kaynaşmak değil mi? Lütfen özen gösterelim böyle noktalara :)

Tabi ki saksınıza takı-toka, çikolata, mum, süs eşyası, sevdiğiniz paket çaylar gibi gibi ürünler eklemeyi de ihmal etmeyin :) Ne kadar şımartırsak, o kadar iyi :) ama tutara eklemeyin bunları bence..

Etkinlik Takvimi

25.04.2014: Duyuru
02.05.2014: Son Katılım
03.05.2014: Eşleşmeler
16.05.2014: Son Gönderim

En önemlisi son gönderim tarihi.!! Ayın 16sında ya da öncesinde kargoya veremeyecek olan lütfen katılmasın. Özel bir durumunuz varsa öncesinde bana ve eşinize bildiriniz. Her konuda esnek davranabilirim ama bu konuda eşinizin üzülmesini ya da güvensizliğe düşmesini istemememden ötürü bu kadar net davranıyorum, lütfen özen gösterelim.. 13 gün ki yaklaşık 2 hafta eşinizi tanımak ve alışveriş yapmak için yeterli bir süre :)

Kimler Katılabilir??

"Ben hiç kozmetik ürünü kullanmıyorum" demeyen,
Güncel bir blogu olan,
Yukarıda yazan her şeyi okumuş ve kabul etmiş,
Ayın 16sında ya da öncesinde hediyeleri kargoya verebilecek,
beni ve eşini üzmemeye özen gösterecek,
 her blogger katılabilir etkinliğe :)

Mailini yoruma yazarak etkinliğe katılabilirsin :)

Bol katılımlı, bol şımartılmalı ve sorunsuz bir etkinlik dileğiyle..
Sevgiler
<3
                                                        
Devamını oku »

21 Nisan 2014 Pazartesi

CEHENNEM


   Sonunda bitti galiba ölüyorum, içimde can çekişlerini görüyoruuum... Allah korusun aşk acısı falan çekmiyorum. Sadece başlayıp da bir türlü sonu gelmeyen bir kitaptan bahsedeceğim şimdi size. Adının her harfinin hakkını veren bir kitap: Cehennem!
   Hayatımda ilk kez Dan Brown okudum ve bana göre olmadığını fark ettim, anlaşarak ayrıldık. Şaka bir yana bu kitaba gerçekten aylar önce başladım. Normalde bu tarz kitapları sevmesem de herkesin aşırı tavsiyelerine dayanamadım. Kitabı okumak için parklara çıktım, çimenlere serildim ama ilerlemedi. Sonunda bu hafta sonu inat ettim ve bitirdim. 


   Çok fazla içeriğinden bahsetmeyeceğim ancak şu kadarcık bilgi vermek istiyorum kitap Amerikalı bir profesörün başından geçen bol aksiyonlu olayları anlatıyor ve olayların gizemi İstanbul'da çözülüyor. Zaten beni de kitabın sadece İstanbul kısımları heyecanlandırdı ben bunu kitapta detaylı anlatılan diğer şehirleri ve tarihi yapıları bilmememe bağladım. 


   Macera, gerilim,polisiye tarzı kitaplar okumayı sevenlere tavsiye ederim. Ancak benim gibi salya sümük dram sevenlerin uzak durması gerektiği kanaatindeyim. Okurken aylar geçtiği için bir sürü fotoğrafımız oldu hangisini koyacağıma karar veremediğim için hepsini koydum ben de.
   Keyifli okumalar =)
Devamını oku »

17 Nisan 2014 Perşembe

Eminönü 2 ve Pierre Loti

   Daha önce Eminönü gezimden bahsetmiştim. O zaman ayaküstü gezmiştim pek içime sinmemişti. Bugün sırf buna ayırdık bir günü ve öğleden sonra Eminönü'ne çektik. Motordan iner inmez benim ilk durağım Mısır Çarşısı oldu. Burayı o kadar çok seviyorum ki her şeyi alasım geliyor her seferinde bugün de çeşit çeşit kuru meyvelerden bir sürü aldım. Bu sefer de aklım taşlı kahve fincanlarında kaldı. Bir dahaki sefere sanırım artık bir fincan takımı alacağım.

   Sonraki durağımız Tahtakale'deki oyuncakçılar oldu aslında yaptığım organizasyonlarda parti malzemeleri satan yerlerle çalışıyorum. Ancak buradaki ucuzluğu görünce çok şaşıracaksınız ve inanamayacaksınız. Yakında organizasyon yapacak olan anne babalara da duyurmuş olayım aradığınız her şeyi burada bulabilirsiniz. Hem de çok uygun fiyata. Biz uzun zamandır uçurtma arıyorduk ancak gönlümüze göre bulamadık bir türlü Tahtakale'de hem aradığımız gibi rengarenk hem de çok uygun fiyata çıkınca hemen aldık. Bahar aylarının hafif rüzgarlarında pek severim uçurtma uçurmayı da. =)


   Tahtakale'den sonra da Eminönü'nden bir otobüse binip hemen Pierre Loti'ye gittik. Sanırım o tarafa giden çok otobüs varmış. Biz 36 CE numaralı otobüse bindik. 10 durak sonra oradaydık. Otobüs tam teleferiğin önünde indiriyor. Buradan sonra teleferikle çıkarız diyorduk ancak uzuuun kuyruğu görünce yürümeyi göze aldık ve yürüyerek tepeyi tırmandık. Açıkçası ben mezarlık manzarası için bu kadar tırmanmaya değer mi diye düşünmüştüm çıkarken ama yukarıdaki manzarayı görünce değeceğini anladım. Pierre Loti Kahvesi'ne oturup günün kahvesini müthiş manzaraya karşı yudumladık. Gerçekten keyifli bir yer çay bahçesi tadında, salaş bir mekan ancak manzara anladık İstanbul güzelsin dedirtiyor ve fiyatları da gayet uygun. 



   Dönüşte yine yürüyerek Eyüp Sultan'a indik. Burada beni çeken pek bir şey olmadığı için hemen tekrar Eminönü'ne döndük ve balık ekmek satan tezgahların birine geçtik. O kadar uzun zamandır balık yemiyorum ki kılçıklı falan diye mızmızlanmadan yedim bu sefer. Tüm gün gezerken epey acıkmışım balık ekmek turşusuz olmazdı tabi karnımızı da doyurduktan sonra Kadıköy'e döndük tekrar.


   İşte bir günü böyle geçirdim bugün şu an bu satırları size yatağımdan yazıyorum çünkü oturmaya bile halim kalmadı. Eğer hala yapmadıysanız havalar çok güzelken bir Eminönü turu da siz yapın derim ;)
Devamını oku »

14 Nisan 2014 Pazartesi

Yeni Keşfettim Çok Sevdim 2: 180° Coffee Bakery


      

   Ben bu aralar neredeyim sorusun cevabı işte tam da burası: 180 Coffe Bakery. Geçenlerde her zamanki gibi Moda'dan dönerken fark ettim burayı ve aslında ilk izlenimi bize Marla'yı hatırlattı. Sadece giriş kapısı ve sandalyeleri benzese de ikisi de aynı sıcaklıkta ve samimiyette geldi bana. O gün uğrayamadım ama bir gün kızlar buluşmak için burayı seçti. Aslında gördüğüm yer olduğunu bilmiyordum. Tarifle buldum, denemiş oldum ve çok sevdim. Daha sonra malum vize haftası olduğu için ders çalışmak için sık sık burayı tercih ettim. 



   Görüntüsü benzese de burası Marla'dan oldukça farklı. Adından da anlaşılacağı gibi fırın formatında akşamüstü buluşmaları için oldukça ideal olduğunu söyleyebilirim bunun yanında kahvaltısı da mevcut. Bu güne kadar cookie ve muffinlerini denedim. İkisi de güzeldi. Çaya karanfil koymaları ve portakalı taze sıkmaları da benim onlara aşık olmamı sağladı.

   Çalışanları çok ilgili ve tatlı. Herkes güler yüzlü gerçekten bazı mekanlarda olduğu gibi dövecekmiş gibi sipariş almıyorlar. Ya bana öyle denk geldi ya da gerçekten öyle müşteri kitlesi de genelde yabancılar ve öğrenciler. Fiyatları da biz öğrenciler için gayet uygun.

   Asıl önemli olan kısma geliyorum nerede bu 180 Coffee Bakery?  Ben gittim, bayıldım, sık sık uğrayacağım diye size de anlatıyorum. Moda havuzun orda bir Şok market vardır ya heh işte tam onun karşısı. Zaten esnafa sorun gösteriyorlar ;)


Devamını oku »