/* START ADD READ CONT*/ /* END ADD READ CONT */
pierreloti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pierreloti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2014 Perşembe

Eminönü 2 ve Pierre Loti

   Daha önce Eminönü gezimden bahsetmiştim. O zaman ayaküstü gezmiştim pek içime sinmemişti. Bugün sırf buna ayırdık bir günü ve öğleden sonra Eminönü'ne çektik. Motordan iner inmez benim ilk durağım Mısır Çarşısı oldu. Burayı o kadar çok seviyorum ki her şeyi alasım geliyor her seferinde bugün de çeşit çeşit kuru meyvelerden bir sürü aldım. Bu sefer de aklım taşlı kahve fincanlarında kaldı. Bir dahaki sefere sanırım artık bir fincan takımı alacağım.

   Sonraki durağımız Tahtakale'deki oyuncakçılar oldu aslında yaptığım organizasyonlarda parti malzemeleri satan yerlerle çalışıyorum. Ancak buradaki ucuzluğu görünce çok şaşıracaksınız ve inanamayacaksınız. Yakında organizasyon yapacak olan anne babalara da duyurmuş olayım aradığınız her şeyi burada bulabilirsiniz. Hem de çok uygun fiyata. Biz uzun zamandır uçurtma arıyorduk ancak gönlümüze göre bulamadık bir türlü Tahtakale'de hem aradığımız gibi rengarenk hem de çok uygun fiyata çıkınca hemen aldık. Bahar aylarının hafif rüzgarlarında pek severim uçurtma uçurmayı da. =)


   Tahtakale'den sonra da Eminönü'nden bir otobüse binip hemen Pierre Loti'ye gittik. Sanırım o tarafa giden çok otobüs varmış. Biz 36 CE numaralı otobüse bindik. 10 durak sonra oradaydık. Otobüs tam teleferiğin önünde indiriyor. Buradan sonra teleferikle çıkarız diyorduk ancak uzuuun kuyruğu görünce yürümeyi göze aldık ve yürüyerek tepeyi tırmandık. Açıkçası ben mezarlık manzarası için bu kadar tırmanmaya değer mi diye düşünmüştüm çıkarken ama yukarıdaki manzarayı görünce değeceğini anladım. Pierre Loti Kahvesi'ne oturup günün kahvesini müthiş manzaraya karşı yudumladık. Gerçekten keyifli bir yer çay bahçesi tadında, salaş bir mekan ancak manzara anladık İstanbul güzelsin dedirtiyor ve fiyatları da gayet uygun. 



   Dönüşte yine yürüyerek Eyüp Sultan'a indik. Burada beni çeken pek bir şey olmadığı için hemen tekrar Eminönü'ne döndük ve balık ekmek satan tezgahların birine geçtik. O kadar uzun zamandır balık yemiyorum ki kılçıklı falan diye mızmızlanmadan yedim bu sefer. Tüm gün gezerken epey acıkmışım balık ekmek turşusuz olmazdı tabi karnımızı da doyurduktan sonra Kadıköy'e döndük tekrar.


   İşte bir günü böyle geçirdim bugün şu an bu satırları size yatağımdan yazıyorum çünkü oturmaya bile halim kalmadı. Eğer hala yapmadıysanız havalar çok güzelken bir Eminönü turu da siz yapın derim ;)
Devamını oku »