/* START ADD READ CONT*/ /* END ADD READ CONT */

24 Temmuz 2014 Perşembe

AŞKA VEDA


   Dün akşamın kitabı Can Dündar'da Aşka Veda idi bitirebilmek için sabahladığımdan yorumu bu akşama kaldı. Kitapta Can Dündar'ın aşka dair köşe yazıları toplanmış. Daha çok 
aşkın dönüşümünden bahsetmiş. Sekssiz aşktan aşksız sekse doğru bir dönüşüm... Daha ön sözünde öyle güzel anlatmış ki aşkın nasıl bir değişim gösterdiğini. Yani bence o aşk değil ancak günümüz ilişkilerinde aşk sanıp hunharca tükettiğimiz duygu. Bence aşk bir kez olur şanslıysak bunu fark ederiz, belki fark edemeden ölürüz ama aşk tükenmez, veda edilmez, her zorluğa göğüs gerer ve aşk iki kişiliktir. Biri sizi her koşulda, her halinizle sever ve asla vazgeçmezse siz kendinizden önce onu düşünür kendi mutsuzluğunuzu onun mutsuzluğuna yeğelerseniz, incinmesin,kırılmasın diye nefes almaktan bile korkarsanız işte bu aşktır. Tabi bu en kaba tabiriyle aslında birazcık daha derin.



   Bu kitabın asıl sevdiğim yanı ise sadece 5TL'ye sahip olmam. Benim 5Liraya mutluluklar listem olduğunu biliyor muydunuz? Bazen bir demet çiçek bazen iki simit bir çay bazen de böyle bir kitapla utlu olabilirim ve bu bana dünyanın en pahalı şeylerinden çok daha fazla zevk verir. Sizin de 5 liraya mutluluklarınız varsa lütfen benimle paylaşın yoksa da hemen yaratın. Küçücük şeylerle mutlu olduğunuzda göreceksiniz ki büyük şeylere çok da ihtiyacınız yok. Beklentiyi düşürmeyin tabi ki hep daha fazlasını isteyin ama maddi değeri az olan şeylerle de mutlu olmanın keyfini yaşayın.

   Keyifli okumalar...
Devamını oku »

22 Temmuz 2014 Salı

Çavdar Tarlasında Çocuklar

      Çavdar Tarlasında Çocuklar'a yanlış zamanda başladığımı düşünüyorum kitaba ilk başladığımda biraz zorlandım çünkü aslında çok fazla olay olmasına rağmen çok durağan bir kitap okuduğunuzda göreceksiniz zaten olaylar sadece bir kaç gün içerisinde geçiyor. Okuldan atılan bir çocuk eve dönene kadar başından geçenleri anlatıyor. Kitapta beni çok rahatsız eden bir şey vardı başlangıçta bunun çevirinin kötü yapılmasından kaynaklandığını düşündüm kitap aynı zamanda Gönülçelen adıyla da çevrilmiş ve onun daha iyi bir çeviri olduğu söyleniyor ama sonra araştırınca bunun yazarın üslubu olduğunu anladım. Beni rahatsız eden şey çocuğun .....filan, .....yani, vay canına, lanet, felaket, kıyak, tabii, fena değildir, örnek olsun diye söylüyorum, bayağı....., gerçekten, söz gelimi kelimelerini çok fazla kullanmasıydı. Bir süre elim gitmedi kitaba ve bu akşam tekrar okumaya başladım.



   Kitabı anlamam da bundan sonra başladı zaten. Sakin kafa ile hunharca sırf tüketmek için değil ruhumu dinlendirmek için okudum kitabı. Aslında hayatta bazı şeylerin anlamsızlığında anlamlar yüklü olduğunu, aklımıza bile gelmeyen ama sürekli gözümüzün önünde olan durumları durup düşünmek gerektiğini fark ettim. Sonra Holden ve öğretmeni arasında geçen konuşmada şu satırlar çarptı gözüme bu aralar içinden çıkamadığım duygusal karmaşama çözüm yolu oldu. Nefes aldım ve huzura ulaşmanın bir kitabın bir kaç 
satırını okumak kadar kolay olduğunu tekrar fark ettim.



   Keyifli okumalar...
Devamını oku »

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Çocukluğumuza İniyoruz

   Herkes için tatilin anlamı farklıdır benim için tatil sessizlik, huzur ve daha çok kitap okumak demek. Tatilde okumak için kitap seçerken çocukken okumadığım ve bu ara çok duyduğum bir kitabı, Küçük Prensi ve benim okuduğum ilk roman olan ancak tam anımsayamadığım başka bir kitabı, Şeker Portakalı'nı seçtim. Bu iki kitabı da severek okudum. Hazır tatildeyken çocuklarınızı da kitap okumaya teşvik etmek için güzel seçimler olacağını düşünüyorum. 
   
   Küçük Prens:
   İçinizde benim gibi bu yaşına kadar okumayanlar varsa bu kitabı okumak için daha fazla geç kalmamalı. Beş yaşındaki kuzenim bile haberdar bu kitaptan kitabı odamda bulmuş getirip
bu çocuğun tilkisi nerde diye sordu, bu kadar geç okuduğum için biraz utandım. Baş ucu kitabı olacak cinsten bir kitap çünkü. Bir çocuk kitabı olmasına rağmen büyüklere de oldukça fazla şey katacağını düşünüyorum. Yazar ile küçük prens arasında geçenlerin anlatıldığı kitap incecik ve bir çırpıda okunuyor. Plajda bile okuyabileceğiniz cinsten ki zaten Plajlar ve plaj kitapları listesi'nde de yer alıyordu.




   Şeker Portakalı:
   Şeker Portakalının benim için yeri ayrı, benim henüz ikinci sınftayken şubat tatilinde okuduğum ilk roman. Küçük Zeze o zaman da etkisi altın almıştı beni ancak fark ettim ki kitaba dair şeker portakalı fidanı ve Zeze'nin ablası dışında hiç bir şey hatırlamıyorum. Tekrar okumaya karar verdim. Bizim evimizde kitap saklama bilinci yeni yeni olmuşmaya başladı hatta tam oluşmadı bile annem eskiden kalma bir alışkanlıkla kitaplarımı anneannemin köyüne götürür ihtayacı olanlarda kullansın diye ya da ben ikinci el kitap alan yerlere götürürdüm kitaplar yerlerine yenileri alınır daha fazla kitap okuyabimek için ancak artık kitaplarımı biriktirmeye başladım. İleride kocaman bir kütüphane hayali kurarak saklıyorum kitaplarımı. Sevgilimin annesi de kaplamış kitabını, etiketlemiş bile inanılmaz hoşuma gitti. İleride kütüphanemin en güzel yerine koyacağım, hep gözümün önünde olsun da Zezenin küçük kalbinin ne büyük şeylerle başaçıkabildiğini unutmayayım diye.




   Keyifli Okumalar...

   Yazmıştım yazımın taslağını hazırlarken ama bazen işler istediğiniz gibi gitmez, bir şeyler düşündüğünüz gibi olmaz kalbiniz başka mantığınız başka şeyler ister. Bazen seçim yapmak zorunda kalırsınız bazen yaptığınız seçimlerden pişman olursunuz ama döndüğünüzde çok geç kalırsınız bazen yalnız kalmak için herkesi kovar bazen de aslında kimsenin yanında olmadığının farkına varırsınız. Bazen size deli oluyor sandığınız insanın umrunda olmadığını fark eder bazense aslında umursamadığınızı sandığınız birine aşık olursunuz. Bazen kahkalarla gülerken bazen hıçkırarak ağlarsınız.
Devamını oku »