/* START ADD READ CONT*/ /* END ADD READ CONT */

29 Eylül 2014 Pazartesi

AKYAKA

   İnstagradan taki edenler bilir bir kaç hafta önce minnak bir Muğla turuna çıktım üç durağım oldu: Kötekli, Akyaka vee Marmaris...Kötekli'den hızlıca bahsedip geçeceğim. Kötekli Muğla'da Üniversitenin bulunduğu yer üniversite burada olduğu için öğrenci mekanları, öğrenciye gereken her şey var. Sevimli, şirin bir yer herkes birbirini okuldan tanıyor. En fazla dikkatimi çeken şey ise aşırı ucuz olması zaten Muğla genel olarak ucuz geldi bana. Baya dağınık olarak gezdim aslında ama size düzeni bir tatil planı yapayım da seneye de kullanın. Benden uyarması sevgilinizle yapmayın planı son hafta ayrılırsınız sonra işin yoksa en baştan başla...

   Muğla'dan Akyaka'ya gitmek için yola çıktığımızda önce seyir terasına uğruyoruz tabi ben bunları hep aylaklıktan izlediğim yaz dizilerinden öğrendim. Seyir terası manzarası baya güzel. Ama burada karnınızı doyurmayın benim rotamda size başka önerilerim var: fotoğraflarınızı çekip organik ürünlerden alın ve hadi yola devam edelim. 



   Hani o dizide görüyoruz ya bi derede ayaklarını çıkarıp su içindeki masalarda yalın ayak oturuyorlar. Akyaka'ya kadar gitmişken bunu yapmaktan geri duracak değiliz tabi ama su gerçekten o kadar soğuk ki sadece ayağımın fotoğrafını çekip Azmak'a da girmedik dememek için girelim dereye. Ördekler, buz gibi su, mis gibi oksijen allam beni buraya gömüüün. Tabi temiz hava insanı baya acıktırıyor üstelik daha kahvaltı etmedik. Azmak kenarında pek çok resteurant var bunlardan ''Cennet'' test edildi onaylandı. 




   Kalorileri alıyoruz, alıyoruz sonra nasıl vereceğiz tabi ki yüzereeek. (20 yaşında yüzme bilmeyen kızın triplerine bakın allah aşkına) Deniz müthiş şezlonlar ucuz gidin yatın bütün gün bir taraf dağ, bir taraf deniz...Su da mükemmele yakın üstelik. Parasailing de yapın tabi gitmişken ama eğer korkar da dönerseniz canınız sağ olsun. Hayatta en çok yapmak istediğim şeyleren biri olduğu için ben parasailing, yamaç paraşütü gibi şeyler için özel birini beklemeye karar verdim bazı şeyler özel olmalı, gelişigüzel insanlarla harcanmamalı diye düşünüyorum. Bir de yalnız yapmaktan azcık korktum tamam.



   Ben burayı çok sevdim. Siz de gidin siz de sevin =)
   
Devamını oku »

28 Eylül 2014 Pazar

Hayvan Çiftliği

   ''Düzenli hayat düzenli blog'' diye kendi kendime kurallar koydum size yazmayı planladığım bi milyon yazı var kafamdan ama ilk önce bir kitap önerisinde bulunacağım. Aslında bu kitabı yazın okudum ama anca yazabiliyorum her şeyi. 


   İnstagramda ders kitabı gibi peri masalı diye bahsetmiştim gerçekten de öyle. George Orwell'ın Hayvan Çiftliği bir siyaset eleştirisi kitabı olduğu için biraz okuldaki derslerimi hatırladım ama daha çok kitap sanki günümüzü anlatıyordu bu sayfaları okurken sanki günlük bir gazeteyi okuyor ya da televizyonda bir haber izliyor izlenimine kapıldım zaman zaman. 



   ''Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir.'' Bu sözün üzerine sayfalarca yazılır, günlerce düşünülebilir. Sadece etrafımıza yarım saat baksak bu söze o kadar çok örnek gösterebiliriz ki hele ki ülkemizde insanlar arasındaki uçurum bu kadar derinken. Yine de bir şeyleri anlayıp anlamlandırabilmek için okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. 



   Keyifli okumalar...
Devamını oku »

3 Eylül 2014 Çarşamba

Yalnız Seni Arıyorum

   Heey, Selam! Beni özleyenler buraya diksin =) 



   Uzun bir zamandır bloga uğrayamıyorum. Yeni kararlar almak, yeni bir hayata başlamak, yeni bir düzen oturtmak sandığım kadar da kolay değilmiş çünkü. Ağzımdan çıkan tek bir sözcüğün hayatımda bu kadar büyük etkiler yaratacağını asla tahmin edemezdim. Ben bu dönemde ne mi yaptım biraz kitap okudum, biraz tatil yaptım, biraz dinlendim ve çokça kendimle baş başa kaldım. İşte Orhan Veli ile bu dönemde tanıştım.

   Yalnız Seni Arıyorum Nahit Hanım'a mektuplar bana iki günde bitecek incecik bir kitap gibi görünmüştü ama hayatımın en kararsız en ne yapacağını bilmez döneminde elimde olduğu için bir türlü bitmedi. Her mektubu sindire sindire okudum. Sanki Orhan Veli hayatımın aşkıydı ve mektuplar bana yazılmıştı. İlk mektup ikinci mektup okuyup giderken yavaş  yavaş hoşlanmaya başlamıştım. Hayatımın erkeği Orhan Veli miydi? Aralarındaki mesafe, Nahit'in başka biri ile olması, huysuzlukları, şımarıklıkları, birbirlerini görememeleri asla vazgeçirmemişti onu. O her şeye rağmen aşıktı. Özlediğim, beklediğim, düşlediğim aşk Orhan Veli'deydi ne yalan söyleyeyim biraz kıskandım. İnsanlar ne aşklar yaşamış diye hasetlendim. Mektupları okurken bana mı yazmış dediğim çok oldu hatta cevapladığım mektuplar oldu. Cevap yazmadan yenisine geçemediğim mektuplar. 



   İlk kez mektup türünde yazılmış bir kitap okudum. Orhan Veli'nin şiirlerini severim ama mektuplar... Birinin özeline girdim, hayatındaki belki kimseyle paylaşmadığı iki kişi arasında sır olan duygularını öğrendim. Değişik ve güzel bir deneyim oldu benim için kitap biteli epey oldu ancak ben bazen çok bunaldığım zamanlarda açıp bir mektup okuyorum. Bazen daha öncce dikkat etmediğim bir cümle o an ki ruh halime göre dokunuyor kalbime. Anlayacağınız kitabı şiddetle tavsiye ederim hatta mektup okumanızı tavsiye ederim.
   Keyifli okumalar...
Devamını oku »