/* START ADD READ CONT*/ /* END ADD READ CONT */
Yeni Keşfettim Çok Sevdim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeni Keşfettim Çok Sevdim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2016 Pazar

Yeni Keşfettim Çok Sevdim 6: Hima Galata

   Koşuun Karaköy'deki en ucuz kahvaltıcıyı buldum galiba: Hima Galata. Geçtiğimiz cumartesi günü kuzenlerimle kahvaltı etmek için Eminönü'de mekan araştırdık ancak içimize sinen bir yer olmadığı için Karaköy'deki mekanlara bakmaya başladık. İnternet yorumlarında Hima Galata'ya denk geldim. Zomato'da menüsüne bakıp fiyatlarına da şaşırdım çünkü serpme kahvaltısı 27 Lira idi. 



   Cumartesi günü Hima'ya gitmek için sözleştik. Tramvaydan Tophane durağında inerek mekana girmeden kapısında bizi kalpli ışıklar karşıladı girer girmez seveceğim belli idi. Çok kalabalık değildi kendimize rahat büyük bir masa seçip siparişimizi verdik. Aslında bir serpme kahvaltı üç servis isteyecektik ancak üç kişilik serpme kahvaltı dediğimiz için kocaman bir kahvaltı geldi. 



   Kahvaltıda kullanılan her şey bol ve lezzetliydi. Sunumu da yeni evlenen ve sunum konusunda iddialı olan kuzenimden bile geçer not aldı. Serpme kahvaltısında benim en çok hoşuma giden şey çay ya da kahvenin sınırsız olmasıydı çünkü normalde çay içmeyen ben haftasonu kahvaltılarında galon galon çay içip kahvaltı parası kadar çay parası ödüyorum =) Ayrıca çalışanları çok ilgili servis çok hızlıydı. Başka öğünlerde de Karaköy'e gittikçe uğrayacağım Hima'ya.



   Aranızda Hima'ya daha önce giden var mı? Bana Eminönü'de kahvaltıcı önerebilecek var mı? Ülker çikolatalı gofret sevmeyen var mı?
    Hima Galata  Menu, Reviews, Photos, Location and Info - Zomato
Devamını oku »

18 Kasım 2014 Salı

Yeni Keşfettim Çok Sevdim 5: secdus

   Herkese tekrar merhaba. Öyle yoğunum ki bu aralar bir sürü şey yapıp bunları kesin blogda paylaşacağım diyorum ama yazma kısmına gelince bir türlü fırsat bulamıyorum. Secdus'a da gideli baya oldu ama anca fırsat bulup yazabildim.



   Aranızda instagramdan secdus'u takip etmeyenler varsa hemen bir göz atıp bu zamana kadar takip etmedikleri için ağlasınlar çünkü bence instagramın en iyi profillerinden biri. Yüzü olmayan fotoğraflarla başladı aslında benim keşfim öyle her gün paylaşılan fotoğraflar değil bunlar özenilmiş her birinin ayrı hikayesi olan fotoğraflar sonra tabaklar dikkatimi çekmeye başladı kitap okuyan kız, ardından şemsiyeli...Şimdilerde ise Secdus'un bir evi var. Hem de benim eski yurdumun tam karşısında oraya gelmek için taşınmamı beklemişler gibi ama benden kaçar mı? Kaçmadı.



   Geçtiğimiz günlerde tabi ki yine Burcu'yla kahve içmek ve biraz keşif yapmak için burayı seçtik. Küçük belki de bu yüzden çok samimi bir mekan, menüsü öyle çok zengin değil çat kapı evinize gelen misafire ne sunabileceksiniz o ama sunumlar... Sunumlar gerçekten çok başarılı fotoğraflardan anlamışsınızdır. Sahibesiyle de biraz sohbet etme fırsatımız oldu o yüzü görünmeyen fotoğrafların arkasındaki gizemli yüzü hep merak ediyordum tahminlerimden daha güzel bir yüze ve kocaman bir gülümsemeye sahip gidin ve tanışın derim.




   Bir de secdus'un koleksiyonunun sergilendiği secdus shop var. İstanbul'da değilim diye üzülmeyin internetten temin edebilirsiniz her şeyi almak isteyeceğiniz için sizi şimdiden uyarıyorum ona göre benden söylemesi. 

Secdus Menu, Reviews, Photos, Location and Info - Zomato
Devamını oku »

4 Mayıs 2014 Pazar

Yeni Keşfettim Çok Sevdim 4: Press Karaköy

   Bugün nasıl yoğun dolu dolu bir gün geçirdim belli değil kahve molasını da yeni keşfettiğim Karaköydeki Press'te verdim. Öncelikle güne BMW Bosphorus Sailing Fest'e katıldım. Bebek parkındaki etkinlik eğlenceli ve keyifli bir pazar öğleden sonrası geçirmemizi sağladı. Sailing Fest'te çocuklar da büyükler de düşünülmüştü. Çocuklar için çeşit çeşit atölyeler, büyükler için ise Ayhan Sicimoğlu konseri vardı. Borusan otomotiv ana sponsorluğunda gerçekleşen etkinlikten sonra canımız hemen Kadıköy'e dönmek istemeyince Dem Karaköy'e gitmeye karar verdik.


   Dem her zaman olduğu gibi doluydu. Gitmeyeli aylar olduğunu hemen yanıbaşında açılmış olan cafeyi görünce anladım: Press Karaköy. Press adeta demin kardeşi gibi. Dem ne kadar çaysa Press o kadar kahve. Pressi görür görmez dekorasyonu ile sevdim. Küçük iç mekanına iki salıncak sığdırmayı başarmışlar daha ne olsun. Biz dışarıda oturmaya karar verdik ve Türk kahvesi söyledik. Burada tatlı, tuzlu, anadolu kahveleri bulabileceğiniz gibi Kahve dışı mihraklar da bulabilirsiniz. Ha bir de buradaki insanların fikirlerinden müesseseleri mesul değildir diye uyarmışlar benden söylemesi. Nutellalı sufleleri, oreolu cheescakeleri bence çok tutar. Rengarenk kahve fincaları aşırı sevimli. Masaların isimleri ünlüler ve halktan insanlar çok tatlı düşünülmüş bir fikir bence. Çalışanlarına gelince leb demeden leblebiyi anlıyorlar, çok ilgili ve hızlılar bunun yanında kiss me, love me yazan önlükleri aşırı sevimli. Gidilesi görülesi bir mekan. Biz sevdik.



   Ne giydiğime gelince, beyaz pantolon lacivert atlet badi ile sailing fest ruhunu Keds ayakkabılarımla da pazar rahatlığını yakalamaya çalıştım.



Trenchcoat ve Pantolon Kadıköy Bahariye-Ayakkabı Keds-Çanta Mango

Devamını oku »

29 Nisan 2014 Salı

Yeni Keşfettim Çok Sevdim 3: WUNDERBAR

   Bugün yeni bir yer keşfettim. Ay çok mutluyum gerçekten hayallerimin mekanını buldum tek sıkıntısı biraz fazla küçük olması. Wunderbar, Kadıköy'de Moda Caddesi üzerinde Moda dediysem çok gitmeyin o tarafa Zeplin'i herkes bilir karşısındaki Migrosu da onun yanında eskiden bankamatik olan bir yere açılmış çok güzel bir mekan. Adı gibi şahane. Sahibinden duyduğuma göre önündeki alanı da yakın zamanda belediyeden alacaklarmış o zaman sanırım tadından yenmeyecek bir mekan olacak.


    Burcu ile kahve içmek için seçtik burayı. Kahve içmek için doğru yeri seçtiğimizi de Julius Meinl kahvelerini kullandıklarını gördüğümde anladım. Kahvenin yanında cookie yedim bu ara cookieye takmış durumdayım çünkü. Double chocolate yedim beyaz ve bitter çikolata aynı anda müthişti. Bir kahve içer kalkarız sanıyorduk ancak başka müşteriler için hazırladıkları karışımları minik shot bardaklarında bize de ikram etmelerini çok tatlı bulduğumuz için kalkmadık. Üstelik ikramları bitmedi biz sohbet ederken bir anda bir kutu macaron almaz mısınız diye bize uzatılmıştı. Kendimi arkadaşıma misafirliğe itmişim gibi hissettim. Aslında bunların hepsi bu mekanı sevmem için yeterliydi ancak ben en çok masalarda doğal çiçek hatta papatya olmasını ve meyveleri kendilerinin sıkmalarını sevdim. Meyveler taze sıkılıyorsa Frozen içmezsem kendime haksızlık etmiş olurum diye düşündüm. Her şey mi ince düşünülür yaa. Servis ve samimiyetten bahsetmeme gerek olmadığını düşünüyorum çünkü bu minik ama aslında çok önemli detayları düşünen bir yerin samimi olamayacağını aklınızdan geçirmemişsinizdir herhalde.



   Arkdaşlarımın önerisi üzerine artık blogumda yazılarımın altında o gün ne giydiğimi de paylaşacağımı söylemiştim. Bu günün kombini de buydu. Umarım siz de Wunderbar'a gidersiniz ve giderseniz eminim benim kadar çok seversiniz. 


Ceket Batik-Çanta Mango-Ayakkabı Hediye- Jean ve Tshirt Terkos Pasajı
Devamını oku »

14 Nisan 2014 Pazartesi

Yeni Keşfettim Çok Sevdim 2: 180° Coffee Bakery


      

   Ben bu aralar neredeyim sorusun cevabı işte tam da burası: 180 Coffe Bakery. Geçenlerde her zamanki gibi Moda'dan dönerken fark ettim burayı ve aslında ilk izlenimi bize Marla'yı hatırlattı. Sadece giriş kapısı ve sandalyeleri benzese de ikisi de aynı sıcaklıkta ve samimiyette geldi bana. O gün uğrayamadım ama bir gün kızlar buluşmak için burayı seçti. Aslında gördüğüm yer olduğunu bilmiyordum. Tarifle buldum, denemiş oldum ve çok sevdim. Daha sonra malum vize haftası olduğu için ders çalışmak için sık sık burayı tercih ettim. 



   Görüntüsü benzese de burası Marla'dan oldukça farklı. Adından da anlaşılacağı gibi fırın formatında akşamüstü buluşmaları için oldukça ideal olduğunu söyleyebilirim bunun yanında kahvaltısı da mevcut. Bu güne kadar cookie ve muffinlerini denedim. İkisi de güzeldi. Çaya karanfil koymaları ve portakalı taze sıkmaları da benim onlara aşık olmamı sağladı.

   Çalışanları çok ilgili ve tatlı. Herkes güler yüzlü gerçekten bazı mekanlarda olduğu gibi dövecekmiş gibi sipariş almıyorlar. Ya bana öyle denk geldi ya da gerçekten öyle müşteri kitlesi de genelde yabancılar ve öğrenciler. Fiyatları da biz öğrenciler için gayet uygun.

   Asıl önemli olan kısma geliyorum nerede bu 180 Coffee Bakery?  Ben gittim, bayıldım, sık sık uğrayacağım diye size de anlatıyorum. Moda havuzun orda bir Şok market vardır ya heh işte tam onun karşısı. Zaten esnafa sorun gösteriyorlar ;)


Devamını oku »

12 Mart 2014 Çarşamba

Yeni Keşfettim Çok Sevdim: MARLA


   Geçtiğimiz günlerde tesadüfen önünden geçtiğim çok tatlı bir mekan Marla. Günlerdir denemek istiyordum bugüne kısmetmiş. Gittim, denedim ve çok sevdim.

   Mekanın en önemli artısı henüz çok kalabalık olmaması ve garsonun sürekli başınıza gelmemesi. Gerçi bu durum bir şey istediğinizde biraz zorlayabilir siz ancak rahat edebilmek açısından bence önemli bir artı. İkinci artısı ise porsiyonlarının inanılmaz büyük olması buna rağmen fiyatlarının Kadıköy'deki bir çok yere göre uygun olması.

   Yemekleri o kadar iştah açıcıydı ki yerken kendimi görmedim, hiç konuşmadım e haliyle fotoğraf çekmeyi düşünemedim. Ancak hamburgeri ve diyet tabağı test edildi onaylandı. Tezata bakar mısınız? Diyet tabağı ve hamburger... Ayrıca kahvaltısından ve menemeninden de övgüyle bahsedildiğini duydum. Mekanın atmosferi de gayet sıcaktı duvarlarındaki objeler dikkatimi çekti hele bir duvarı Kendimi evde hissettirdi en sevdiğim şeylerin bibloları vardı. Ayrıca hem bayanlar hem erkekler tuvaletinde acil durum dolabı var. Acil durum dolabında oje, pamuk, deodorant, jöle, saç spreyi yani acil bir durumda ihtiyacınız olabilecek şeyler var bu fikri o kadar çok sevdik ki.

   Kısacası biz bugün Marla'yı denedik ve çok sevdik daha önce size en sevdiğim mekan Polaka'fe'den bahsetmiştim. Marla galiba benim için Polka'dan birazcık rol çalacak. Siz de gidin görün derim. Bence seversiniz.

Devamını oku »