Bugün yeni bir yer keşfettim. Ay çok mutluyum gerçekten hayallerimin mekanını buldum tek sıkıntısı biraz fazla küçük olması. Wunderbar, Kadıköy'de Moda Caddesi üzerinde Moda dediysem çok gitmeyin o tarafa Zeplin'i herkes bilir karşısındaki Migrosu da onun yanında eskiden bankamatik olan bir yere açılmış çok güzel bir mekan. Adı gibi şahane. Sahibinden duyduğuma göre önündeki alanı da yakın zamanda belediyeden alacaklarmış o zaman sanırım tadından yenmeyecek bir mekan olacak.
Burcu ile kahve içmek için seçtik burayı. Kahve içmek için doğru yeri seçtiğimizi de Julius Meinl kahvelerini kullandıklarını gördüğümde anladım. Kahvenin yanında cookie yedim bu ara cookieye takmış durumdayım çünkü. Double chocolate yedim beyaz ve bitter çikolata aynı anda müthişti. Bir kahve içer kalkarız sanıyorduk ancak başka müşteriler için hazırladıkları karışımları minik shot bardaklarında bize de ikram etmelerini çok tatlı bulduğumuz için kalkmadık. Üstelik ikramları bitmedi biz sohbet ederken bir anda bir kutu macaron almaz mısınız diye bize uzatılmıştı. Kendimi arkadaşıma misafirliğe itmişim gibi hissettim. Aslında bunların hepsi bu mekanı sevmem için yeterliydi ancak ben en çok masalarda doğal çiçek hatta papatya olmasını ve meyveleri kendilerinin sıkmalarını sevdim. Meyveler taze sıkılıyorsa Frozen içmezsem kendime haksızlık etmiş olurum diye düşündüm. Her şey mi ince düşünülür yaa. Servis ve samimiyetten bahsetmeme gerek olmadığını düşünüyorum çünkü bu minik ama aslında çok önemli detayları düşünen bir yerin samimi olamayacağını aklınızdan geçirmemişsinizdir herhalde.
Arkdaşlarımın önerisi üzerine artık blogumda yazılarımın altında o gün ne giydiğimi de paylaşacağımı söylemiştim. Bu günün kombini de buydu. Umarım siz de Wunderbar'a gidersiniz ve giderseniz eminim benim kadar çok seversiniz.
Devamını oku »
Burcu ile kahve içmek için seçtik burayı. Kahve içmek için doğru yeri seçtiğimizi de Julius Meinl kahvelerini kullandıklarını gördüğümde anladım. Kahvenin yanında cookie yedim bu ara cookieye takmış durumdayım çünkü. Double chocolate yedim beyaz ve bitter çikolata aynı anda müthişti. Bir kahve içer kalkarız sanıyorduk ancak başka müşteriler için hazırladıkları karışımları minik shot bardaklarında bize de ikram etmelerini çok tatlı bulduğumuz için kalkmadık. Üstelik ikramları bitmedi biz sohbet ederken bir anda bir kutu macaron almaz mısınız diye bize uzatılmıştı. Kendimi arkadaşıma misafirliğe itmişim gibi hissettim. Aslında bunların hepsi bu mekanı sevmem için yeterliydi ancak ben en çok masalarda doğal çiçek hatta papatya olmasını ve meyveleri kendilerinin sıkmalarını sevdim. Meyveler taze sıkılıyorsa Frozen içmezsem kendime haksızlık etmiş olurum diye düşündüm. Her şey mi ince düşünülür yaa. Servis ve samimiyetten bahsetmeme gerek olmadığını düşünüyorum çünkü bu minik ama aslında çok önemli detayları düşünen bir yerin samimi olamayacağını aklınızdan geçirmemişsinizdir herhalde.
Arkdaşlarımın önerisi üzerine artık blogumda yazılarımın altında o gün ne giydiğimi de paylaşacağımı söylemiştim. Bu günün kombini de buydu. Umarım siz de Wunderbar'a gidersiniz ve giderseniz eminim benim kadar çok seversiniz.
Ceket Batik-Çanta Mango-Ayakkabı Hediye- Jean ve Tshirt Terkos Pasajı


