Ne zamandir boş zaman bulup yazamadigim bu yazımda sizlere Koşuyolu'ndaki Cevizağacı'ndan bahsetmek istiyorum. Başlıktan da anlayacağınız gibi geçen cumartesi Ceviz Ağacı'ndaydık. Kadıköy'de oturmama rağmen Koşuyolu çok uzaktaymış gibi geliyor bana, orada bir mahalle var uzakta gitmesek de görmesek de triplerine giriyorum her seferinde ismini duyunca. Allahtan arkadaşlık müessesesini sağlam tutmuşum da buluşacağımız zaman kapıdan alıp geri bırakan arkadaşlarım var. Ancak bu şartlar altında gidebilirim Koşuyolu'na.
Kötü bir hafta ve iğrenç bir cumartesinin ardında cumartesi gecesi sakin ve keyifli idi. Bu ara en çok ihtiyacım olan şey buydu sanırım. İçeride mi otursak dışarıda mı karar veremeyince içeri bir göz atalım da olmadı dışarı çıkarız diye bir girdim giriş o giriş. Tanrıım! Manolya in Wonderland mı desem Hansel ve Manolya mı? Pastahane kısmından girmişim içeri, tek tek bütün tatlıları inceledim. Önce gözümü doyurdum. O kadar güzel gözüküyordu ki tatlılar hepsini yiyip midemi de doyurmak istedim ama diyetteydim. Dim... Önce irademi korudum. Hansel ve grateldeki gibi şekerden evler bile vardı. Yeni yıl için çok güzel pastalar ve kurabiyeler yapmışlar. Ev partileri için harika ikramlar bulabileceğiniz gibi tatlı jestler için de müthiş bence. Ben ağzımın suyu akarak izlerken o tatlıları kötü kalpli cadı "Efendim tadına bakmak ister misiniz?" dedi. Diyetteydim. Irademe sahip çıktım, çıktım da nereye kadar. Menü önüme gelene kadar.
O kadar başarılı bir menü hazırlamışlar ki çok tok bile olsanız mutlaka bir şeyler yersiniz. Ben kahvaltıları falan hızlıca geçtim. Salata yiyecektim. Dedim ya diyetteydim. Başka neler varmış burada diye göz ararken o da ne Fesleğenli Makarna! Makarna yemeyecektim tabi ama fesleğen... Neyse bir kereden bir şey olmazdı. Bir ya da iki sayfa daha geçtim ana yemeklerde ne göreyim Beğendili Piliç! Olmuşken tam olsun dedim. Lezzetli ve doyurucuydu ya da şöyle söyleyeyim yoğunluktan dolayı servis yavaş olduğundan sipariş gelene kadar ben küçük ekmeklerden birini bitirdiğim için yemekle fazlasıyla doydum. Midemde tek bir lokmaya bile yer kalmamış olsa da gözüm hala tatlılarda idi. Hangisini yesem diye düşünürken de bir yandan dışarıda yapılan wafflein kokusuna karşı koyamadım. Ballı waffle söyledim ama o kadar çok doyduğumdan mı bal fazla geldiğinden mi bilmem bitiremedim. Arkadaşım Royal ismindeki pastadan söylemişti. Ne kadar gözüm kalsa da o kadar şey yedikten sonra bir de onun tadına bakamayacaktım ama bizi elleriyle besleyince dayanamadım. Görüntüsü kadar tadı da harika. İçeriyi gezerken şeker hamurundan pastalar dikkatimi çekti. Organizasyon ile uğraştığım için ve bu yüzden çok fazla doğum gününe, özel kutalamaya katıldığım için artık insanların hayran kaldığı pastalar benim için sıradandı ama Ceviz Ağacı'nın şekilleri baya iyi. Üstelik arkadaşımın erkek kardeşinin 18. Yaş günü pastasını buraya yaptırmışlar ve çok memnun kalmışlar. Eğer yakınlarda iseniz özel günler için gönül rahatlığı ile sipariş verebilirsiniz.
Bir daha Koşuyolu'na gidersem mutlaka tekrar uğrayacağım mekanlar listesine girdi Ceviz Ağacı ve bir daha diyete girersem asla uğramayacağım mekanlar listesinde 1 numaraya yerleşti.
2 Ocak 2014 Perşembe
Diyetimi bozdum uleyn: CEVİZ AĞACI
Etiketler:
Ceviz Ağacı
,
gittim
,
gördüm
,
kadıköy
,
Keşke Daha Önce Gitseydim
,
koşuyolu
Kaydol:
Kayıt Yorumları
(
Atom
)
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder