/* START ADD READ CONT*/ /* END ADD READ CONT */

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Misafir Oldum: Hayatın İçinden'e Renkli Dudaklarımı Anlattım

   Günaydın;)

   Eğlenceli serimizde 7. haftamız  yeni bloggerlarla tanışmaya ve renkli dudaklara devam ediyoruz :)Bu seri sayesinde bir çok ruj aldığım doğrudur.Sizde durumlar nasıl?
7.misafirim StrawberryMillk bloğunu sahibesi Manolya.Kendisine serimize katıldığı için teşekkür ediyor ve yazısına geçiyorum.Bu arada takip edin demeye gerek yok kapişş :)

   Merhabaa =) Ben strawberrymillk blogunun sahibi Manolya, paylaşımlarımı Manolya'dan... adı altında yapıyorum. Kendi blogumda kozmetiğe yer vermediğim ama çok özendiğim için de kozmetikle ilgili görüşmelerimi böyle bayıla bayıla takip ettiğim cici cici kızların bloglarına misafir olarak belirtiyorum. Bu yüzden beni blogunda misafir ettiği için Elif'e çok teşekkür ederim.




   Ben renkli dudaklar için çantamdan asla ayırmadığım yaz kış, gece gündüz kullandığım Maybeline 440 ruju seçtim. Bu rujla oda arkadaşım sayesinde tanıştım ona çok yakıştırıyordum ten rengimiz hemen hemen aynı olduğu için bana da yakışacağını düşünerek aldım ve çok beğeniyorum.



   Rujun rengi kırmızı da değil turuncu da değişik bir renk ama turuncuya yakın gibi. Günlük kullanım için çok ideal çünkü diğer kırmızılar gibi bağırmıyor. İçinde hafif bir parlaklık var ve oldukça kalıcı. Uygulamasına gelince aslında ben çoğu zaman direk sürüyorum. Sadece dudaklarım yıprandığında önce nemlendirici sonra ruj tercih ediyorum. Eskiden bunu daha sık yapıyordum ancak lipstick sürüp uyumayı alışkanlık haline getirdiğimden beri dudaklarım çok sağlıklı oldu rujdan önce nemlendiriciye gerek kalmıyor. Bence siz de deneyin. Ruj ışıktan dolayı fotoğraflarda farklı farklı çıkmış ama aslında tam da bu yani ışığa göre rengi değişen bir ruj. Fiyatı ise sanırım 20-25 arası değişiyor ben indirim döneminde pek çok şeyle beraber aldığım için tam hatırlayamadım.



   Bana bu seride yer ayırdığı için sevgili Elif'e çok teşekkür ederim. Ben yazarken özellikle fotoğraflarken çok eğlendim umarım siz de okurken keyif alırsınız.

   Hoşçakalın...

   Böyle eğlenceli bir kolajla sonlandırıyorum. Teşekkürler Manolya :) Sizler de serimize katılın olur mu?
Bu seri hiç bitmesin istiyorum :)
                                                                                                       Sevgiler...

Devamını oku »

21 Mayıs 2014 Çarşamba

BEN YAPTIM: Hello Kitty konseptli doğum günü partisi

   Merhaba, daha önce yazılarımda kız ve erkek anneleri için çeşitli doğum günü partisi fikirleri vermeye çalışmıştım. Geçtiğimiz hafta da Dilem'in doğum günü partisini düzenledim. Dilem bu yıl 8 yaşına girdi. Benim için tüm doğum günü çocuklarım özel ancak Dilem'in yeri başka çünkü onunla bir yıl önce 7. yaş gününde tanıştım. Geçen yıl parti konsepti miniemouse idi bu yıl ise Dilem'in isteği üzerine Hello Kitty kullandık.




   Doğum günü mekanı olarak yine Bostancı Değirmen Cafe'deydik. Aslında Dilem'in isteği Hello Kitty World imiş ancak ailesi buranın daha uygun olacağına karar verdi Hello Kitty World'ü tercih etmeme sebepleri ise kafeterya bölümünün herkese açık olmasıymış. 



    Konsepte uygun olarak masa hazırlandı. Bardak, tabak ve peçetede Hello Kitty deseni kullanıldı. Oyun alanı Hello Kitty baskılı balonlarla dolduruldu ve mekana konsepte uygun Dilem'in seçtiği süsler asıldı.



   Yine Hello Kitty şeklinde pinyata ile Dilem ve arkadaşlarına sürpriz yapıldı. Dilem kız arkadaşlarına Hello Kitty tacı, erkeklere ise arabalar baskılı parti şapkası hediye etti.



   Kalabalıktan fotoğraflayamadım ancak pasta çok tatlı bir Hello Kitty idi ve Dilem arkadaşlarına Hello Kitty şeklindeki kurabiyelerden ikram etti. Tabi ki onun dışında Değirmen'in çocuk menüsü ve büyükler için hazırladığı mama tabakları da vardı. 



   Haftasonum Dilem ve arkadaşlarıyla çok keyifli geçti. Umarım onlarla daha nice yıllar organizasyonlarında birlikte olurum.
   İyi ki doğdun Dilem <3
   Dip not: Bana manolyaozkan@gmail.com adresinden ve @manolyaozkan , @partimanolya instagram adreslerinden ulaşabilirsiniz. Partileriniz için ne nerden alınır, nasıl yapılır sorabilirsiniz =)
Devamını oku »

20 Mayıs 2014 Salı

Şımarık Saksı Ekinliği

   Geçtiğimiz haftalarda Gizem'in Saksısı'nda bu şirin hediyeleşme etkinliğine katıldım. Etkinliğimizin adı Şımarık saksı idi. Etkinliğe katılanları Gizem eşleştirdi ve birbirimizi şımarttık. Gizem'in aklına orijinal bir fikir olarak hediyelerimizi saksıda göndermek geldi bir de öyle yaptık. Çok keyifli bir etkinlikti. Etkinliğe ev sahibi yaptığı için Gizem'e ve beni hediyeleri ile şımarttığı için Tuğba'ya çok teşekkür ederim. İkisi ile de tanışmak ayrı ayrı çok keyifli idi.



   Bu benim saksım içine severek kullandığım ürünleri ve hoşuma giden objeleri koydum. I love dudak balmının renginin çok yakışacağını düşündüm. Vaseline krem yumuşacık bir ten içindi, Nivea'nın maskelerini çok sevdiğim için onunla paylaşmak istedim. Ojeler yaz renkleri ve Tuğba'yı instagramda takip ederken çok sevdiğini fark ettim. O yuvarlak şey de asetonsuz oje çıkarıcı imiş. Geçenlerde bir blogda okumuştum henüz ben denemedim ancak karşılaşınca ojelerle çok ilgilendiği için Tuğba'ya göndermek istedim. Ayrıca son anda eklenen iki tane de Flormar göz kalemi var. Ben makyaja ilk başladığım yıllardan beri kullanıyorum, makyaj çantamın olmazsa olmazı onları da bu yüzden tercih ettim. Etkinliğin amacı şımartmak olduğundan minnak mendilleri, bende de mavisi olan palyaço kalemi ve kaynana dilini ekledim. Sıcak çikolatalar da kitapla iyi gider diye düşündüm.


   Bu da Tuğba'nın bana yolladığı saksı. Saksısına ve hediyelerine tek tek notlar yazarak başlamış beni şımartmaya. Bembeyaz cildimi güneşten koruması için güneş kremi yollamış beni en çok bu mutlu etti. Benri'nin el kremi adım gibi strawberryli. Watsons'tan mud therapy maskesi yollamış elimdekiler biter bitmez başlayacağım. Neutrogena güneş koruma faktörlü dudak nemlendiricisini de çantamdan ayırmam artık. Ojemin rengine bayıldım. Douglos ile Tuğba'nın gönderdiği rimel ve göz kalemi sayesinde tanışmış oldum. Saç maskesini denedim bile. Kolyesini de siyah bir badiye hemen yakıştırdım, güzel oldu. Çaylar, çikolatalar da kitap okuma arkadaşlarım oldu.
   Bu benim ilk blogger etkinliğimdi. İyi ki katılmışım hiç görmeden çok sevdiğim iki tane arkadaşım oldu. Umarım daha çok etkinlik yapılır ben de katılırım =)
Devamını oku »

13 Mayıs 2014 Salı

Kürk Mantolu Madonna

   İnstagramda yeni haftaya yeni kitap fotoğrafıyla paylaşmıştım bu kitaba başladığımı. Hızlı başladım, sindire sindire bitirdim. Bu dönemde bazı sağlık sorunlarıyla uğraşmam da etkili oldu tabi ki son üç sayfa bitmek bilmedi bir türlü.


   Kitabı her zaman olduğu gibi parkta, bahçede, dağda, bayırda, koruda, vapurda kısacası kitap okumaya fırsat bulabilirim belki dediğim her yerde yanımda taşıdım.


   Spoiler vermek isterdim ama merak edin, okuyun. Uzun betimlemelerinden ve karmaşık cümlelerinden biraz sıkılabilirsiniz ama bu yazıldığı dönemden kaynaklanan bir şey onun dışında keyifli bir kitap. Özellikle kafanız sebebini bulamadığınız şeylerden ötürü karışıksa şiddetle tavsiye ediyorum. Raif Efendi'de ya da Maria Puder'de mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız.  Ayrıca yazarın Kuyucaklı Yusuf adlı kitabını da okumuştum ve sevmiştim. Alternatif olarak ona da bakabilirsiniz.


   Bunlar kitapta benim kendimi bulduğum notlar. Altını çizdiğim daha pek çok sayfa var. Eğer siz de bu kitabı okuduysanız etkilendiğiniz yerleri benimle paylaşın lütfen, hala okumadıysanız mutlaka okuyun, okuduktan sonra benimle paylaşın.
   Keyifli okumalar...
Devamını oku »

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Misafir Oldum: Gizem'in Saksısı'na Cilt Bakım Rutinimi Anlattım

Merhaba :)
Cilt bakımı rutini serimizin 14. haftasında sevgili Manolya misafirim oldu. Yok böyle bi tez canlılık, çalışkanlık :) Tarihle ilgili mail attığım gün gönderdi bana yazısını :)  Manolya blogunda gezip gördüğü yerleri paylaşıyor genelde, İstanbuldaysanız kesin takip edin, nadide yerler kesfedebilirsiniz ;)

      Merhaba ben strawberymillk blogunun sahibi Manolya. Paylaşımlarımı Manolya'dan... adı altında yapıyorum. Öncelikle Sevgili Gizem'e serisinde bana yer ayırdığı için çok teşekkür ederim. Belirtmeliyim ki bütün seriyi heyecan ve merakla okudum. Ayy bu benim ilk konuk yazarlığım gerçekten çok heyecanlıyım o yüzden daha fazla uzatmadan cilt bakım rutinime geçiyorum.


   Ben 19 yaşındayım ve cildim karmadan yağlıya dönük. Uzun bir süre akne tedavisi gördüğüm için yüzüme çok fazla şey sürmemeye dikkat ediyorum. Çünkü cildim çok hassas ve neredeyse her ürün sivilce oluşumunu arttırıyor gibi geliyor. 
   Gün içinde makyajın üzerine yapışan kiri, tozu temizlemek ve cildimi makyajdan arındırmak için Nivea Aqua sensation Canlandırıcı temizleme jelini kullanıyorum. Hayatımdaki en mükemmel şeye sahip olduğumu söyleyebilirim. Çünkü çok koyu gece makyajlarını bile hiç bulaştırmadan temizliyor. Ben çok memnunum. Bir arkadaşımın tavsiyesi ile almıştım ve herkese tavsiye ediyorum.



   Ardından tonikleme işlemi için bir arkadaşımın Isparta'dan getirdiği doğal gül suyunu kullanıyorum. Üzerinde marka yazmıyordu aldığımda ancak kokusu bebek pudrası gibi diğer gül sularının kokusu hoşuma gitmiyor, bunu seviyorum. Geçen yıl düzenli olarak saunaya giriyordum ve saunadan sonra siyah noktaları temizlemekte çok etkili oluyordu. Şimdi buhar banyosu yapmaya bile üşeniyorum ancak siz de aktarlardan doğal gül suyu alıp tonik yerine kullanabilirsiniz.



   Ben cildim yağlı zaten diye nemlendirici kullanmıyordum ancak ne kadar yanlış yapıyormuşum meğer akne oluşumunun bir sebebi de buymuş. Cildimiz için nemin çok önemli olduğunu cilt bakımı yaptırırken öğrendim. Aslında nemlendirici kullanmadığımızda cildimiz nem dengesini korumak için ismini bilmediğim tıbbi şeyler salgılıyormuş yani yağ ve o da sivilce oluşumuna neden oluyormuş. O günden sonra su bazlı bir nemlendirici kullanmaya başladım.
Olay essentials active hydratig kullanıyorum. Çabuk emiliyor ve ardından yumuşacık bir his bırakıyor. Benim gibi akneye meyilli bir cildiniz varsa bu su bazlı nemlendiriciyi tavsiye ederim. 



   Ayrıca sabahları yüzümü Garnier saf ve Temiz 3'ü 1 arada ile yıkıyorum. Bu ürün yağlanma ve pürüzlere karşı. Aynı zamanda peeling ve maske özelliği de var. Sabahları temizlemek için normal temizleyiciler gibi nazikçe yedirip duruluyorum. Hafta da bir de ürünü maske olarak kullanıyorum. Maske yaptığım zamanlarda ise 
yüzüme sürüp üç dört dakika kuruması için bekliyorum.



   Son olarak elimde Dr. Baumann Cleansing milk Special var. Ürünü bir güzellik merkezinden ısrara dayanamayıp almıştım. Koruyucu, mineral yağ, parfüm, hayvansal kökenli madde içermiyormuş. Aslında bu ürün rutinim arasında değil ancak seyahat boyu olduğu için Niveamı götüremediğim zamanlarda yanımda onu taşımıştım. Fena değildi.Ancak bittikten sonra tekrar kullanır mıyım? Sanmıyorum.



   Benim cilt bakım rutinim bu kadar. Gizem'e tekrar bu seride bana yer ayırdığı için teşekkür ederim. Keyifli okumalar =)

Beni yalnız bırakmadıgın ve yazını zamanından çook önce teslim ettiğin için pek çok teşekkür ederim Manolya :)


Sevgilerimle

<3
Devamını oku »

4 Mayıs 2014 Pazar

Yeni Keşfettim Çok Sevdim 4: Press Karaköy

   Bugün nasıl yoğun dolu dolu bir gün geçirdim belli değil kahve molasını da yeni keşfettiğim Karaköydeki Press'te verdim. Öncelikle güne BMW Bosphorus Sailing Fest'e katıldım. Bebek parkındaki etkinlik eğlenceli ve keyifli bir pazar öğleden sonrası geçirmemizi sağladı. Sailing Fest'te çocuklar da büyükler de düşünülmüştü. Çocuklar için çeşit çeşit atölyeler, büyükler için ise Ayhan Sicimoğlu konseri vardı. Borusan otomotiv ana sponsorluğunda gerçekleşen etkinlikten sonra canımız hemen Kadıköy'e dönmek istemeyince Dem Karaköy'e gitmeye karar verdik.


   Dem her zaman olduğu gibi doluydu. Gitmeyeli aylar olduğunu hemen yanıbaşında açılmış olan cafeyi görünce anladım: Press Karaköy. Press adeta demin kardeşi gibi. Dem ne kadar çaysa Press o kadar kahve. Pressi görür görmez dekorasyonu ile sevdim. Küçük iç mekanına iki salıncak sığdırmayı başarmışlar daha ne olsun. Biz dışarıda oturmaya karar verdik ve Türk kahvesi söyledik. Burada tatlı, tuzlu, anadolu kahveleri bulabileceğiniz gibi Kahve dışı mihraklar da bulabilirsiniz. Ha bir de buradaki insanların fikirlerinden müesseseleri mesul değildir diye uyarmışlar benden söylemesi. Nutellalı sufleleri, oreolu cheescakeleri bence çok tutar. Rengarenk kahve fincaları aşırı sevimli. Masaların isimleri ünlüler ve halktan insanlar çok tatlı düşünülmüş bir fikir bence. Çalışanlarına gelince leb demeden leblebiyi anlıyorlar, çok ilgili ve hızlılar bunun yanında kiss me, love me yazan önlükleri aşırı sevimli. Gidilesi görülesi bir mekan. Biz sevdik.



   Ne giydiğime gelince, beyaz pantolon lacivert atlet badi ile sailing fest ruhunu Keds ayakkabılarımla da pazar rahatlığını yakalamaya çalıştım.



Trenchcoat ve Pantolon Kadıköy Bahariye-Ayakkabı Keds-Çanta Mango

Devamını oku »

29 Nisan 2014 Salı

Yeni Keşfettim Çok Sevdim 3: WUNDERBAR

   Bugün yeni bir yer keşfettim. Ay çok mutluyum gerçekten hayallerimin mekanını buldum tek sıkıntısı biraz fazla küçük olması. Wunderbar, Kadıköy'de Moda Caddesi üzerinde Moda dediysem çok gitmeyin o tarafa Zeplin'i herkes bilir karşısındaki Migrosu da onun yanında eskiden bankamatik olan bir yere açılmış çok güzel bir mekan. Adı gibi şahane. Sahibinden duyduğuma göre önündeki alanı da yakın zamanda belediyeden alacaklarmış o zaman sanırım tadından yenmeyecek bir mekan olacak.


    Burcu ile kahve içmek için seçtik burayı. Kahve içmek için doğru yeri seçtiğimizi de Julius Meinl kahvelerini kullandıklarını gördüğümde anladım. Kahvenin yanında cookie yedim bu ara cookieye takmış durumdayım çünkü. Double chocolate yedim beyaz ve bitter çikolata aynı anda müthişti. Bir kahve içer kalkarız sanıyorduk ancak başka müşteriler için hazırladıkları karışımları minik shot bardaklarında bize de ikram etmelerini çok tatlı bulduğumuz için kalkmadık. Üstelik ikramları bitmedi biz sohbet ederken bir anda bir kutu macaron almaz mısınız diye bize uzatılmıştı. Kendimi arkadaşıma misafirliğe itmişim gibi hissettim. Aslında bunların hepsi bu mekanı sevmem için yeterliydi ancak ben en çok masalarda doğal çiçek hatta papatya olmasını ve meyveleri kendilerinin sıkmalarını sevdim. Meyveler taze sıkılıyorsa Frozen içmezsem kendime haksızlık etmiş olurum diye düşündüm. Her şey mi ince düşünülür yaa. Servis ve samimiyetten bahsetmeme gerek olmadığını düşünüyorum çünkü bu minik ama aslında çok önemli detayları düşünen bir yerin samimi olamayacağını aklınızdan geçirmemişsinizdir herhalde.



   Arkdaşlarımın önerisi üzerine artık blogumda yazılarımın altında o gün ne giydiğimi de paylaşacağımı söylemiştim. Bu günün kombini de buydu. Umarım siz de Wunderbar'a gidersiniz ve giderseniz eminim benim kadar çok seversiniz. 


Ceket Batik-Çanta Mango-Ayakkabı Hediye- Jean ve Tshirt Terkos Pasajı
Devamını oku »