Bu yazımı Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri 3.sınıfları ve tüm kitap severler için yazıyorum. Sevgili 3. sınıflar hayatınızın en zevkli ama en zor dönemini geçiriyorsunuz muhtemelen hepiniz okul telaşı ve sonrasında ne yapacağım düşüncesindesiniz ve bazılarınız kitap okumayı hiç sevmiyor. Ancak her Çekocu bir gün Berna Hocanın dersini alacak. Yeri gelmişken buradan bu güzel kitaplarla beni tanıştırdığı için de kendilerine çok teşekkürler ederim. Kitap okumayı sevmeyen arkadaşlarım için de vize ve final sınavlarında garanti soru olan Bereketli Topraklar Üzerinde ve Gurbet Kuşları hakkında bilgi vermeyi kendime bir borç bilirim. 2.sınıfları da unutmadık Emile Zola'nın Germinal'i için tık tık!
Bereketli Topraklar Üzerinde ile başlamak istiyorum. Kitap Çukurova'da geçiyor. Sivas'ın köyünden Çukurova'ya gelen üç işçinin yaşam şartlarını, sılaya hasretlerini, hayatta kalma mücadelelerini, köyden kente mevsimlik göçü anlatıyor.
Kitabın dili oldukça sade işçiler nasıl konuşuyorsa öyle yazılmış bu Orhan Kemal'in bir özelliği bu özelliğini Gurbet Kuşları'nda da göreceğiz.
Bu üç arkadaş önce hemşehrilerinin fabrikasında iş bulma umuduyla Çukurova'ya geliyorlar. Hemşehrilik gibi enformal bir ilişki olduğunu ilk burada görüyoruz. Bir şekilde işe alındıktan sonra çok ağır şartlarda çalıştırıldıkları için Köse Hasan dayanamayıp ölüyor. Diğer ikisi bir inşaata işçi olarak giriyor Burada İflahsızın Yusuf duvar ustalığı öğreniyor. Diğer arkadaşı Pehlivan Ali ise oradakilerden birinin nikahsız eşiyle birlikte kaçıp bir çiftliğe yerleşiyor. Kitabın genelinde insanların yaşamak, karınlarını doyurmak ve sevişmek gibi temel ihtiyaçlar için çalıştığını görüyoruz. Çiftlikte güçlü olduğu için balya taşıma işine giren Pehlivan Ali bir iş cinayeti sonucu hayatını kaybediyor. Üç arkadaştan geriye sadece İflahsızın Yusuf dönebiliyor.
Gurbet Kuşları ise kitabın devamı gibi aslında İflahsızın oğlu Mehmet büyüyor o sene gurbete düşme sırası onda o babasının her sene gittiği Çukurova'yı değil İstanbul'u tercih ediyor. Yine hemşehrisi çağırıyor. Ama sonra destek göremiyor. O dönem İstanbul'da yeniden inşa süreci var. Yapım yıkım işleri çok fazla köylülerin işçileşme sürecini görüyoruz. Köyden kente göç hızlanmış durumda kentliler köylülerden rahatsız her fırsatta bunu dile getiriyorlar. Alt konu olarak gecekondulaşma var bir de dönemin siyasi olaylarından bahsediliyor herkes Vatan Cephesi'ne girmeye zorlanıyor.
Vize finalden önce en azından bir fikriniz olsun beş on puan fazladan alın diye paylaşıyorum bu postu okumayı sevmeyenler için. Sevenler için ise durum farklı bizden iki kitap da toplumsal gerçeklerimize ışık tutulmuş. Benden duymuş olmayın ama filmleri de var. Gurbet Kuşları'na üvey evlat muamelesi yapmışım fotoğraflarda ama kusura bakmayın artık.
Keyifli Okumalar =)
































