/* START ADD READ CONT*/ /* END ADD READ CONT */

3 Şubat 2014 Pazartesi

Ocak ayı okumaları

   Bu ay finallere yoğunlaşınca kitaplar, filmler hep ihmal edildi haliyle. Bir de okuma listeme uymayıp araya başka kitaplar da sıkıştırınca geri kaldım okuma şenliğinde sadece ve sadece 1545 sayfa okuyarak 75 puan toplayabildim. Size kış okuma listemi bu yazımda duyurmuştum. İşte bunlar da okuduklarım:

   2.kategori 10 puan. Sulhi Dölek'in Küçük Günahlar Sokağı. Dünya Yayınevi'nden çıkan kitap 403 sayfa. Bir mahallede yaşayan aslında her gün karşılaştığımız insanların hayatlarını anlatıyor.

   6.kategori 15 puan. Reşat Nuri Güntekin'in Çalıkuşu'su.  İnkılâp'tan çıkan kitap 341 sayfa ve idealist bir öğretmenin anılarını ve aşkını anlatıyor.

   8.kategori 20 puan.  Amanda Foreman'ın Düşes' i. Pegasus Yayınları'ndan çıkan kitap 448 sayfa. Bir Düşes' in hayatını anlatan kitap dönemin siyasi ve sosyal yaşantısına da ışık tutuyor. Bayılarak okudum.

   9.kategori 20 puan. Sarah Jıo'nun Böğürtlen Kışı. 353 sayfa olan kitap bir kış günü çocuğunu kaybeden bir anne ve yıllar sonra bu olayı araştıran bir gazetecinin hikayesini anlatıyor.  Hiç sıkılmadan çok severek okudum.

   Keyifli okumalar...
Devamını oku »

28 Ocak 2014 Salı

The Great Gatsby (Muhteşem Gatsby)



   Amerikalı yazar F.Scott Fitzgerald'ın romanından uyarlanmış bir film olan Muhteşem Gatsby bana neden daha önce izlemedim ki dedirtenlerden. Aynı roman daha önce de uyarlanmış ama ben 2013 yapımını izledim. Filmin başrollerinde Leonardo DiCaprio, Tobey Moguire ve Carey Mulligan bulunmakta. Carey Mulligan... Sevsem mi nefret mi etsem bilemediğim bir oyuncu. Bebeksi yüzü, gamzeleri ve kısa saçın ona bu kadar yakışması sevmem için yeterli sebepler iken Wall Street'te Shia LaBeouf ile Driver'da Ryan Gosling ile şimdi de burada Leonardo DiCaprio ile oynaması nefret etmem için yeterli sebepler.


   Film benim için bitmek bilmedi. Bunun sebebi hayal edebileceğimin de üzerindeki zenginlik ve ihtişamı gözler önüne sermesi idi. Çoğu sahnesine tepkim ''ohaa!'' şeklinde oldu. Adından da anlaşılacağı üzere film Gatsby'nin muhteşem, zengin ve ihtişamlı hayatını anlatıyor. Bu kadar zengin olunca tabi içkinin su gibi aktığı karnaval tadında partiler düzenliyor ancak bu partilerin amacı eğlenmek değil. Olur da bir gün sevdiği kız gelirse diye. Biz bunları izlerken bu hikayeyi bize komşusu aynı zamanda sevdiği kız Daisy'nin kuzeni Nick anlatıyor. Aslında tam bir yeşil çam filmi tadında fakir ama gururlu bir genç zengin ve güzel bir kız ancak göz kamaştırıcı. Filmden Amerika'nın zengin sınıfının yaşamlarını, eğlencelerini ve yozlaşmış ahlak anlayışını gözlemleyebiliyoruz.


   Film eski bir tarihi anlatsada şarkılar günümüze ait. Çoğu eleştirmen bunu filmin doğasına aykırı bulsa da ben filmi daha izlemeden şarkıları dinledim klip klip kafamda birleştirdim.


   Olumsuz yapılan tüm eleştirileri göz ardı ettim çünkü bir adamın aşkı için neler yapabileceğini anlatıyordu film ve benim aşka olan inancımı tazelemeye yetti. Bence olumlu ya da olumsuz yaptığı her şey takdir edilmeli çünkü aşk yani sonuçta.

Devamını oku »

24 Ocak 2014 Cuma

GALATA KULESİ

   Benim için İstanbul'un hatta dünyanın en önemli simgelerinden biri Galata Kulesi. İstanbul'a aşık olmamın da en önemli sebebi. Galata Kulesi'nden İstanbul'u izlemek kadar İstanbul'dan Galata Kulesi'ni izlemeye de bayılıyorum. Dün aslında Beşiktaş'ta kahvaltı edelim diye çıktık ama bir de baktım ki ben yine Galata Kulesi'nin tepesindeyim.


   Önce kahvaltıdan bahsetmek istiyorum çünkü hem çok lezzetli hem de çok ucuzdu. Kahvaltımızı Beşiktaş'ta Faruk Cafe'de yaptık. Sokak boyu sıralanmış kahvaltıcılardan burayı tercih etme sebebimiz arkadaşlarımın daha önce deneyip çok memnun kalmalarıydı. Kahvaltı dediğime bakmayın gittiğimizde saat üçtü. Ucuz bir menüye sahip olmalarının yanında o kalabalığa rağmen servis de gayet hızlı. Bu kahvaltı tabağı, menemene ve +1 çaya sadece 10 TL ödedim.


   Aslında kalktıktan sonra Pasta Sanatı'na gitmeyi düşünüyorduk ancak kahvaltı ile öyle çok doymuştuk ki bu yüzden hazır bu tarafa geçmişken bir şeyler yapalım dedik ve Karaköy'e geçtik. Sanırım daha mutlu olamazdım. Karaköy İstanbul'da en sevdiğim semt sanırım. Bazen Kadıköy ve Karaköy arasında kararsız kalsam da Karaköy her zaman daha ağır basıyor. O tarihi binalar, semtin atmosferi, ve çevredeki turistler bana başka bir ülkeye gelmişim de her şeyden uzaklaşmışım hissi veriyor.


   E buraya kadar gelmişken Kule'ye çıkmasak olmazdı. Kuleyi ziyaret ücreti 6,5 TL. O eşsiz manzara paha biçilemez ;) Neredeyse tüm İstanbul'u izleyebiliyorsunuz. Üstelik biz bir de güneşin batışına denk geldik tek kelimeyle büyülendik.


   Hiç inmek istemesek de bütün geceyi orada geçiremeyeceğimiz için mecburen indik. Günün kahvesini içmek için tercihimiz Konak Cafe oldu. Mekanın terası gerçekten çok güzel neredeyse Galata Kulesi kadar... Üç tarafı da manzara ile çevrili. Galata Kulesi'nin dibinde bir tarafı Boğaz Köprüsü'ne diğer tarafı ise Topkapı Sarayına bakıyor. İşte Konak'tan Galata Kulesi manzarası.


   Konak Cafe'ye alternatif olarak daha önceki gezilerimden yola çıkarak size Pepo Cafe'yi de önerebilirim. Gerçekten çok sıcak güzel bir ortamı var ve çalışanları güler yüzlü. Ancak asıl favori mekanım Lavazza Galata. Galata kulesinin tam karşısında ve kahveleri alışılagelmiş şekilde. Ben fincanın yarısına kadar telve olan Türk kahvelerini pek sevmem ancak Lavazza'nınki ideal. Fiyatları da diğerlerine göre daha uygun.
   Eğer siz de AVM'lerde buluşmaktan sıkılır da dışarıya bir göz atmak ister iseniz önce buradan başlayabilirsiniz. 

Devamını oku »

19 Ocak 2014 Pazar

BEN YAPTIM: Planes konseptli doğum günü partisi

   Daha önceki yazılarımda kız anneleri için parti konsepti fikirleri vermişim. Bugün ise erkek annelerini düşünerek katıldığımız bir organizasyondan fikirler paylaşmak istedim.
   Bugün Bostancı Değirmen Pastahanesinde Ahmet Barış'ın 6 yaş partisini kutladık. Eğer Bostancı yakınlarında iseniz doğum günü partileriniz için Değirmen'in üst katı gerçekten ideal. Çocuklar için oyun alanı geniş ve misafirlerinize hazırladıkları menüler lezzetli. Size hiç stres yapmadan sadece misafirleriniz ile ilgilenmek düşüyor.
   Ahmet Barış için seçilen konsept Planes idi. Çocuklar için hazırlanan masada planes örtü, tabak, bardak ve peçete kullanıldı. Masaya Happy Birthday yazan renkli süslerden ve parti düdüklerinden serpildi.

Çocuklar için geniş br oyun alanı ayrılmıştı. Bu alanda istedikleri gibi koşup oynadılar. Alan Planes baskılı renkli balonlarla süslendi.


Ahmet Barış ve arkadaşları  için hazırlanan pinyata da tabi ki yine Planes baskılıydı.


Genelde doğum günleri gibi özel günlerde fotoğraf çekmek her anne için zordur ama erkek anneleri için daha zor. Çocuklar fotoğraf çektirmekten sıkılır, bir türlü istediğiniz pozu yakalayamazsınız. Ancak Ahmet Barış ve arkadaşlarının anneleri pek zorlanmadı. Ahmet Barış'ın 6. Doğum günü partisini ölümsüzleştirmek için Planes baskılı resim çerçevesi kullanıldı. Çocuklar fotoğraf çektirirken çok eğlendi.


Devamını oku »

16 Ocak 2014 Perşembe

Eminönü

   Bugün aslında iş için Eminönü'ne gitmem gerekiyordu. Giderken çok üşendim ama iyi ki gitmişim dedim. Ben daha önce Eminönü'ne gitmediğim için haliyle gideceğim mekanı bulmam pek kolay olmaz sanıyordum ama öyle olmadı. Nasılsa vaktim var diye Kapalıçarşı'dan başladım gezmeye. Tanrım insan her şeye mi özenir yahu. İnanır mısınız bakır kahve fincanı takımına özendim de almamak için zor tuttum kendimi. Kapalıçarşı'dan çıkınca aradığım dükkanı buldum. İşlerimi hallettikten sonra ara sokaklarda dolanırken kendimi Mısır Çarşısı'nda buldum. Eğer bir yabancı olsaydım döndüğümde en çok Mısır Çarşısı'nı anlatırdım sanırım. Renk renk baharatlar, meyveler, lokumlar... Değişik değişik kokular... Kendimi kaybetmem uzun sürmedi.


   Aklınıza gelebilecek her meyveyi kurutmuşlar. Sanki bütün meyveler kuruyormuş da önceliği kavuna vermişler. Üstelik hepsi inanılmaz lezzetli. Hatta kavun ve kivi bana jelibon gibi geldi. Bence çocuklara sağlıksız jelibonlar yerine bu meyve kurularından alabilirsiniz. Ben hepsinden yaklaşık bir kilo yedikten sonra karışık ve kavun almaya karar verdim.

   Tam üç kez beni durdurup abiye mi lazım gelinlik mi diyerek bunları düşünemeyecek kadar yalnız olduğumu yüzüme vurmaları hoş değildi ama olsun. Gerçekten insan oraya gidince her şeye, gerekli gereksiz her şeye özeniyor yahu. Çocukluğumdan beri pek komik bulduğum hani şu yeni gelinlerin giydiği beyaz, topuklu, tüylü terlikler var ya onları inceliyordum yemin ederim. 


   Kendimi daha fazla tutamam diye Kadıköy'e dönmeye karar verdim. Ancak ne mümkün çeşit çeşit telefon kabı içinden seçim yapmam çok zordu tam beş tane seçsem de bir tane aldım çünkü beğendiğim kapların telefonuma uygun olanı yoktu. 


   Kadıköy'e döndüğümde yorgun ama çok mutluydum. Vapura binmeyi o adar çok özlemişim ki vapurda fotoğraf bile çektim. Kendimi double şımartmak için bir demet de nergis aldım iskeleden. Daha detaylı bir Eminönü gezisi için ise sınavlarımın bitmesini sabırsızlıkla bekliyorum.


Devamını oku »

13 Ocak 2014 Pazartesi

Modern Tıpçı Çekilişi

   14 Şubat'a kadar ne olacağı belli olmaz tabi ama eğer siz de yalnızsanız ve kitap en iyi arkadaşsa Modern Tıpçı Çekilişi'ne katılın sizde. Ay ilk kez bir çekilişe katılacağım çok heyecanlıyım. Çünkü Mor Salkımlı Ev'i okumaya karar vermiştim tam da o kitap benim olmalı.


Devamını oku »

BEN YAPTIM: Monster High Konseptli Kareoke Parti Fikri

 

   Daha önce Kız annelerine parti konsepti yazımda Monster High'dan bahsetmiştim. Monster High kız çocukları arasında bu ara en popüler çizgi dizi hal böyle olunca da Asya'nın doğum günü partisi için de Monster High seçildi. Asya yedi yaşına bastı ancak doğum gününü on yedi yaşındakileri bile kıskandıracak bir şekilde Kareoke ile kutladı. Kareoke odasının kapısında ise bu Asya'nın fotoğrafının basılı olduğu bu afiş vardı.


   Mekan olarak Ataköy Atrium Avm'deki Teras Cafe'nin Kareoke odası seçildi. Eğer bu tarafta iseniz kareoke için Kadıköy Rexx'in oaradaki Kahverengi Cafe'yi deneyebilirsiniz. Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım sınıfça gitmiş ve keyifli saatler geçirmiş. Çocuklar için organizasyon yapıyorlar mı bilmiyorum ancak büyükler için denenebilir. Teras Cafe'de çocuklar için ortada bir masa, büyüklere ise kenarlara koltuklar hazırlanmıştı. Fotoğrafta pek belli olmasa da yerlere konsepte uygun olarak siyah, mor ve koyu pembe balonlar serpiştirilmişti. Mekanın tek eksisi servisin yetersiz kalması idi.


Çocukların masasının yakından görünümü. Mekanın sandalyelerinde mor renkli süsler kullanılmıştı.


Masa örtüsü, tabak, bardak, peçete ve çatallar da konspte uygun olarak seçilmişti.


Asya'nın annesi çocukların peçetelerindeki ''7. Yaş Doğum günü Partime Hoş Geldiniz'' detayını büyükler için de kullanmıştı.


Artık bizim de bir doğum günü geleneğimiz haline gelen pinyata da yine Monster High baskılı idi.


Ve Asya bu harika resim çerçevesi ile partisine katılan herkesle fotoğraf çektirirken çok eğlendi.
Devamını oku »