/* START ADD READ CONT*/ /* END ADD READ CONT */
Haftasonu nereye gitsek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haftasonu nereye gitsek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2016 Salı

Başka Bir İstanbul: Kuzguncuk



   İki ay sonra taşınmasam yine gitmeyecektim Kuzguncuk'a dört yıldır fotoğraflara baka baka her haftasonu için Kuzguncuk planı yaptım da gidemedim bir türlü. Sanırım bu yüzden kafamda çok fazla büyüttüm, umduğumu bulamadım.



   Ezan sesi, çan sesi ve hazan sesinin aynı anda işitilebildiği üç dinin özgürce ve hoşgörü ile yaşanabildiği bir yer olması beni çok etkiledi. İnsana insan olduğu için saygı ve sevgi besleyen güzel insanlar hala var.




   Sahilden yukarı doğru gezmeye başladık. Amacımız önce biraz fotoğraf çekmek sonra bir şeyler yemekti. Kapısı denize açılan evler var bunun ne kadar mükemmel bir şey olduğunun farkındayım ama her evin kapısında ''Burada ticari amaçla fotoğraf çekmek yasaktır'' yazıyor hatta birinin kapısında ''Burada fotoğraf çektirenler ayrılıyor'' yazdığını gördüm. Amacımız ticari fotoğraf çekmek değildi ancak bu evlerde oturanlar bundan bu kadar rahatsız oluyorsa amacımız ne olursa olsun fotoğraf çekemezdim. İnsanların rahatsızlığını bir sokakta iki düğün çekimi görünce biraz anladım. Eğer düğün çekimi için Kuzguncuk'u düşünüyorsanız bence vazgeçin. Zaten stres olacağınız bir olay düğün fotoğrafı çektirmek daha rahat olacağınız bir yer tercih edebilirsiniz.



   Kuzguncuk'ta dolaşırken ilk karşıma çıkan yer Nail Kitapevi idi. Sanırım cumartesi olduğundan çok kalabalıktı ama bir gün buraya sadece kitap okumak için gelmek isterim. 




   Semt'in en meşhur yerlerinden biri de Ekmek Teknesi hiç kuşkusuz. Ünlü dizinin fırını Asude Cağ Kebabı ancak tabelası hala korunuyor.



   Gitmeden araştırmış balık yemeye karar vermiştik ancak fotoğraf çekemediğimiz için sokakları çok hızlı gezdik ve acıkmadığımız için bu planımızı da başka Kuzguncuk gezimize kaldı. Ancak siz giderseniz Kuzguncuk Balıkçısı'nda balık ya da Pita Mantı'da mantı yiyebilirsiniz. Pita'nın Kadıköy'dekinin şubesi mi yoksa isim benzerliği mi olduğunu çok merak ediyorum. Eğer Kadıköy'deki gibi ise kesinlikle güzeldir. Ayrıca çok sevimli minik minik cafelere de denk geldik Kuzguncuk'ta.



   Semt'in kedileri de evleri kadar fotojenik. Bizimkisi telefonu elime alır almaz kaçtığı için sokak kedilerinin bir de beni böyle çek tavırlarına aşık oldum.



   Hoşuma giden bir diğer şey Bostan oldu. Şehir merkezinde böyle bir yer olması ve korunması hayli şaşırtıcı geldi bana ancak öğrendim ki zaten korunmak için uğraşmışlar epeyce. Bostan'da ekili alanlarda okulların isminin yazdığını gördüm. Bence bir çocuk için en faydalı şey toprakla uğraşmak. Ortaokulda tarım dersimiz vardı bizim ektiğimiz marulların, domateslerin olgunlaştığını gördüğümüzdeki sevincimizi hatırlıyorum. O yıllarda ne mp3'üme sevinmiştim o kadar ne de ilk cep telefonuma şimdi düşününce fark ediyorum. 


   Bizim Kuzguncuk gezimizden izlenimlerimiz böyleydi her zaman dediğim gibi eğer siz de buraya gittiyseniz görüşlerinizi ve farklı yerler hakkındaki önerilerinizi benimle paylaşırsanız çok sevinirim.
   Hoşçakalın...









Devamını oku »

5 Mayıs 2016 Perşembe

Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi

   Herkese yeniden merhaba,
   İstanbul'da baharın tadını çıkarmaya devam ediyoruz. Zaten İstanbul'da son iki ayım diye diye neredeyse haftada iki değişik mekan geziyoruz. Geçtiğimiz cumartesi de havanın güneşini fırsat bilip Çengelköy'e gittik.



   Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi kahvaltı için seçtiğimiz mekandı. Aslında bu planı cuma sabahı erken saatler için yapmıştık ancak perşembe günü Büyükada'da iyice hasta olunca ertesi gün dinlenmeye ayırdım biraz iyi hissedince -iyi dediysem boğaz pastilleri, spreyler ve Nurofen kankilerimi de yanıma aldık, mezar taşıma rahmetli çok gezerdi şimdi nerede olduğunu biliyoruz yazarsınız artık- cumartesi gününe kaldı bizim kahvaltı. Emin olamadık yer bulur muyuz, trafik çok olur mu falan diye ama her şey hayal ettiğimizden güzel oldu. Cumartesi olduğu için bütün masalar doluydu ama inat ettik deniz kenarında oturacaktık o yüzden arkadaki masalarda gidenler olsa da oturmadık gözümüze kestirdiğimiz üç masanın başında beklemeye başladık. Resmen insanlara kalkın da biz oturalım baskısı yaptık. Hafta içi gitsek bu durumun nispeten daha az rahatsız edeceğini düşünüyorum. 



   Çınaraltı'nda kahvaltı yapmak için hemen girişindeki pastahaneden sandviç, poğaça, börek vs. aldık. Mekana dışarıdan içecek getirmek yasak zaten onu da dışarıdan getirirseniz ne kazanacak insanlar. Aslında pastahanenin diğer yanında da Çengelköy börekçisi vardı, tercih etmememizin sebebi ise sonsuza uzayan kuyruktu. 



   Mekanın bu kadar popüler olmasının sebebi inanılmaz boğaz manzarası. Aynı manzarayı gören mekanlarda kahvaltıya asgari ücretin yarısını isteyen mekanlar biliyorum. Yoksa annemin hep dediği gibi evimizde domates, salatalık mı yok neden sürekli kahvaltıyı dışarda ediyoruz? Bu mekanda manzara yüzünden. Hatta evinizden domates, salatalık, peynir, zeytin gibi kahvaltılıkları hazırlayarak çıkarsanız ve kalabalık gelirseniz keyfinin daha çok çıkacağını düşünüyorum.



   İşte bizim cumartesi kahvaltımız böyleydi. Eğer sizin de benimle paylaşmak istediğiniz mekanlar ya da herhangi bir fikir varsa yorum yazmanız beni çok mutlu eder. 

Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi Menu, Reviews, Photos, Location and Info - Zomato
Devamını oku »