Dün muhteşem bir gün geçirdiğim için akşam kitap biter bitmez yazmak istediğim bu yazıyı günün yorgunluğundan yazamadım. Sonunda bitti! Aylardır okuduğum daha doğrusu okumaya çalıştığım kitabı bitirdim. Aslında kitap okumayı çok severim ama okul, kurs, koşturma, kavga, ayrılma, barışma, insanlar, İstanbul, yolculuk derken çok fazla zaman ayıramadım bu kitaba. Her gittiğim yede benimleydi ama kitap en iyi arkadaş derler ya doğru. Yeni döneme başlamanın heyecanında da, ilk kez yemek yaparken de, eve dönmesini beklerken de, İstanbul'un trafiğinde de, her şeyi bir kenara bırakıp hatta elimin tersiyle itip nefes almak için bu şehirden kaçarken de, diğer en iyi arkadaşım annem saçlarımı okşayıp beni sakinleştirmeye çalışırken de bu kitap hep elimdeydi. Az az, sık sık okudum onu. O kadar çok yanımda taşımışım ki onu bir dünya fotoğrafımız olmuş birlikte. Bir de kitaptan vize ve finalde sorumlu olunca keyif gibi gelmedi bu kitabı okumak ama bittiğinde iyi ki okumuşum dedim.
Germinal'e eylül sonunda Sosyal Politika hocam Berna Güler Müftüoğlu tavsiyesiyle başladım. Aralık olmuş anca bitti. Böyle söyleyince baya seviyormuşum kitap okumayı. Vizede bir sorunun bu kitaptan geldiğini öğrenince baktım bitecek gibi değil filmini izledim. Filmi de kitap kadar etkileyiciydi. Hayatımda hiç bir zaman başladığım bir kitabı yarım bırakmadım gerekirse beş ay yanımda taşıdım yine de bitirdim o kitabı bu kitap da böyle oldu. Aman canım filmi izledim okumasam da olur demedim. İnat ettim okudum.
Emile Zola'nın bu kitabında 1960'larda Fransa'da bir maden işletmesinde gerçekleşen gerçek bir grev ve bu işçilerin hayatı anlatılıyor. Kitap sonunda sosyalist ve yenilikçi görüşlere umut aşılıyor. Beni tanıyan herkes bilir kapitalizme eğilimim her zaman daha fazladır. Yine de bu kitabı okuyunca insan bir durup düşünüyor. Okuduktan sonra Berna hocanın Bir Kesit Tek Gerçek makalesini okuyunca 20.yy Fransası ile 21. yy Türkiyesi arasında çok fark olmadığını gördüm. Bu insanların hayatını okuduğunuzda kendi insanlığınızı sorgulayacaksınız. Eğer hala biraz vicdanınız varsa...



