"Fyodor Dostoyevski, insanın ancak acı çekerek olgunlaşacağını söyler. Bu açıdan bakınca İstanbul'un benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Çünkü ben bu şehirde olgunlaştım." Sanırım kitapta en çok etkilendiğim cümlelerdi bunlar daha başlarında beni kendine çekmeye başladı kitap.
Her şeyi anlatmak istemiyorum ama siz de merak edip okuyun istiyorum aynı zamanda nasıl yapsam bilemedim =) Kitap Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'in İstanbul Üniversitesi'ne gelmesiyle başlıyor. İstanbul'da onunla Maya Duran ilgileniyor. Maya, Max'le tanışınca 60 yıllık bir aşk hikayesini ve kendi ailesine ait sırları da öğreniyor.
Benim kitaptan öğrendiğim belki de şu günlerde unuttuğumuz bir durum. Acının dili, dini, ırkı olmaz tıpkı aşkın olmadığı gibi.
Ve son olarak:
" Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!"
Annem de hep Allah seni iyi insanlarla karşılaştırsın diye dua eder. Hep iyi insanlarla karşılaşmanız dileğiyle...




Bu kitabı ilk çıktığı yıl okumuştum.Ama aklımda konusuyla ilgili hiç birşey kalmamıştı.Yazın sayesinde konusunu biraz hatırlar gibi oldum :) Tekrar kitabı okumayı planlıyorum :)
YanıtlaSilSon zamanlarda okuduğum en iyi kitaptı =) bir süre sonra tekrar okuyabilirim ben de =)
Silharika bir kitap... iyi okumalar.. :)
YanıtlaSilTeşekkür ederim bence de =) keyifli okumalar size de =)
Sil