Benim hayatımda kulağıma La Vie En Rose söyleyip dans ettiğim adamlar vardı çocuklar. İşte tee o zamanlardan beri gideceğim diyorum diyorum gidemiyorum bu İstanbul'un en masalsı mekanına. Sonunda geçen hafta pazar günü gidebildik. Tabi ki yine Burcuyla =)
Yeniköy'de Özsüt'ün tam yanında sımsıcak, pespembe, masal gibi bir mekan La Vie En Rose. Dekorasyonuna bayıldım. İçerisi ayrı güzel, minik bahçesi ayrı güzel, huzur köşesinden bahsetmiyorum bile. Müzikleri aşık olduğum Fransızca şarkılar... Yalnız başıma da gitsem sıkılmayacağım hatta huzur depolayacağım bir mekan.
Tatlıya olan düşkünlüğümü de aranızda bilmeyen kaldı mı bilmiyorum. Hafta ortası deli gibi spor yapıp hafta sonu tatlıları götürmekten gramla zayıflamasam da aynı kiloda kalmayı koruyabiliyorum en azından. Tabi ki buraya da gelince artık efsaneleşmiş cupcakelerin, pancakelerin tadına bakmadan dönemezdim. Tercihim Red and Blue Velvet oldu. Görüntüsü kadar tadı da güzel olan bir tatlıydı ama bana bile fazla geldi iki kişi paylaşabilirsiniz. Fiyatların yüksek olduğu yorumlarına karşı önyargınız oluşmasın porsiyonlar gerçekten çok büyük. O kadar tıkandım ki aşırı merak ettiğim sıcak çikolatasının tadına bakamadan çay ve kahveyle yetindim. Sıcak çikolatasını deneyenlerden yorumlarını ısrarla bekliyorum =)
Sadece tatlı yok tabi burada kahvaltıları, menemenleri, tahıllı simit tostları, minik ekmekleri de efsane.
Biz gittik çok sevdik. Keşke daha önce gitseydik. Siz de gidin hatta mümkünse sevdiceklerinizle gidin =)




Hiç yorum yok :
Yorum Gönder